YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4550
KARAR NO : 2011/4207
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
MAHKEMESİ :İzmir 6.Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne birleştirilen davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili ve birleştirilen dosya davalısı … Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların velayeti altında bulunan …’ın bisikleti ile seyrederken sürücü … idaresindeki araç ile çarpışması ile bu aracında savrularak park halinde bulunan müvekkiline ait araca çarparak zarar görmesine neden olduğunu, araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı, araç mahrumiyeti bedeli olan 5.700 TL. tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili davanın TMK.nun 369. maddesinden kaynaklanan ev başkanının sorumluluğuna dayandığını, davalıların ev başkanı olarak kusurları olmadığını davanın reddini savunmuşlardır.
Birleştirilen dosyada davacı vekili davalı sürücünün % 25 kusur oranına isabet eden 1.377,50 TL. tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı duruşmalara katılamamış, savunma yapmamıştır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre;asıl davanın kısmen kabulü ile 4.132,50 TL. tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleştirilen dosyada davanın kabulü ile 1.377,50 tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte birleştirilen dosya davalılarından tahsiline karar verilmiş hüküm asıl davanın davalıları … ve … vekili ve birleştirilen dosya davalısı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı …nin temyiz itirazları yönünden; 7.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK.’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2009 tarihinden itibaren 1.400,00 YTL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalının temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılar … ve …’ın temyiz itirazları yönünden; Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …Ş. vekilinin hükmün kesin olması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA ve
aşağıda dökümü yazılı 222,54 TL kalan harcın temyiz eden davalılar … ve …’tan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … şirketine geri verilmesine 3.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.