Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/7325 E. 2011/9261 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7325
KARAR NO : 2011/9261
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Nafaka borcunu ödememek suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda beraatine dair, … 3. İcra Mahkemesinin 08/07/2010 tarihli ve 2010/83-424 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ve sanığın 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 344. maddesi gereğince üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin, … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/01/2011 tarihli ve 2010/1110 değişik … sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 11.08.2011 gün ve 2011/10196/42383 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 27.09.2011 gün ve 2011/266767 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, icra takibine konu edilen borcun yoksulluk nafakası olması, takip konusu yapılan 23/10/2009 tarihinden itibaren birikmiş nafaka alacağının adi alacak niteliğinde bulunması karşısında, 2004 sayılı Kanunun 344. maddesinde yazılı suçun oluşmadığı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/3/2007 tarihli ve 2007/83 esas, 2007/81 sayılı kararı ile, “aylık 2.500,00TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verildiği, müşteki vekilinin … 5.İcra Müdürlüğünün 2009/33686 sayılı dosyası ile 22/12/2007 tarihinden 23/10/2009 tarihine kadar işleyen yasal faizi ile birlikte toplam 47.032,50 TL’nin takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %9 faiz, icra masraflarının ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili, takipten sonra devam eden aylara ilişkin olarak 22/3/2010 tarihine kadar her ay için 3.150,00TL, 22/04/2010 tarihinden geçerli olmak üzere 3.150,00TL üzerinden DİE yayınladığı tüketici fiyat endeksine göre belirlenen enflasyon oranında artışla tayin edilecek miktarın tahsili için 23/10/2009 tarihinde icra takibi başlatıldığı, müşteki vekili, 28/1/2010 tarihinde icra mahkemesine başvurarak “borçlunun icra dosyasına herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek, sanığın İİK’nun 344. maddesi ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep ettiği, … 3. İcra Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 08/07/2010 tarih ve 2010/83-424 sayılı karar ile sanığın beraatine karar verildiği, müşteki vekilinin itirazı üzerine, … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/01/2011 tarihli ve 2010/1110 değişik … sayılı kararı ile itirazın kabulüne, … 3. İcra Mahkemesinin 08/07/2010 tarihli ve 2010/83-424 sayılı kararının kaldırılmasına, sanığın eylemine uyan
2004 sayılı İcra ve İflâs Yasasının 344. maddesi gereğince üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçluya isnat edilen eylem İİK’nun 344.maddesinde, “Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.” şeklinde düzenlenerek yaptırım altına alınmıştır.
Somut olayda; borçlu sanık aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle çıkarılan icra emrine birikmiş nafaka alacağının faizi ile birlikte hesaplanan miktarı ile takip tarihinden sonra tahsili gereken aylık ödemelerin de konu edildiği, kaldı ki, anılan mahkeme kararında aylık 2.500,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesine karşın icra emrinde aylık 3.150,00 TL ödemenin tahsilinin talep edildiği dikkate alındığında, bu paranın ödenmemesinin nafaka hükümlerine aykırı davranmak suçunu oluşturmayacağının kabulü gerekir. Hal böyle olunca sanığın beraatine ilişkin icra mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan itirazın reddi yerine kabulü ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay C.Başsavcılığının tebliğnamesi yerinde görüldüğünden, kabulü ile … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/01/2011 tarihli ve 2010/1110 değişik … sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma kararı üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu …’un nafaka hükümlerine aykırı hareket etmek eyleminden dolayı tazyik hapsi ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 19.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.