YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5254
KARAR NO : 2011/8463
KARAR TARİHİ : 05.12.2011
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda şikayetin süresinde yapılmadığından düşürülmesine dair … 1. İcra Mahkemesinin 13.10.2010 tarihli ve 2010/665-851 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile … 1. İcra Mahkemesinin 13.10.2010 tarihli ve 2010/665 esas, 2010/851 sayılı kararının kaldırılmasına, sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince üç aya kadar tazyik hapsine ilişkin … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2010 tarihli ve 2010/1972 değişik … sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 25.04.2011 gün ve 2011/4798-21725 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 09.06.2011 gün ve K.Y.B. 2011/192243 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Tebliğnamede; dosya kapsamına göre; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 349. maddesinde “Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını alan icra mahkemesi duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir. Maznun, şikayeti alan veya istinabe edilen icra mahkemesinin huzuruna gelmez veya müdafi göndermezse yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta marifetiyle getirilir. Bu suretle de bulundurulamazsa muhakeme gıyabında görülür.” hükmü karşısında, sanığa duruşma kağıdı çıkartılarak usulüne uygun tebliğ işleminden sonra gelmediği takdirde yokluğunda karar verilmesi gerektiği, icra kefili sanık … yerine asıl borçlu… adına tebligat çıkartılarak sanığın yokluğunda duruşmaya devamla karar verildiği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi isabetsiz olduğundan, anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 349. maddesinde “Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını alan icra mahkemesi duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir. Maznun, şikayeti alan veya istinabe edilen icra mahkemesinin huzuruna gelmez veya müdafi göndermezse yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta marifetiyle getirilir. Bu suretle de bulundurulamazsa muhakeme gıyabında görülür.” hükmü karşısında sanığa savunmasının tespiti için duruşma davetiyesi çıkartılarak, usulüne uygun şekilde tebliğinden sonra, gelmediği takdirde yokluğunda yargılamaya devamla karar verilmesi gerektiği, 16.6.2010 havale tarihli şikayet dilekçesi ile taahhütü ihlal suçundan dolayı … hakkında
şikayette bulunulmasına rağmen, mahkemece icra kefili sanık … yerine asıl borçlu… adına duruşma günü bildiren davetiye tebliğ edilmesi nedeniyle, sanığın yokluğunda duruşmaya devam edilerek savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyetine karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2010 tarihli ve 2010/1972 değişik … sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’ın, ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 5.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.