Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/7897 E. 2011/2223 K. 14.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7897
KARAR NO : 2011/2223
KARAR TARİHİ : 14.03.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı aracın, yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışan müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/166 Esas, 2004/525 Karar sayılı davasında araç maliki ve sürücü aleyhine tazminata hükmedilerek kesinleştiğini, limit dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, 11.000.00 TL’nın fer’ileriyle birlikte tahsili için davalı aleyhinde başlatılan ilâmsız icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının takibe itirazının 11.000.00 TL asıl alacak ve 6.417.19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.417.19 TL için iptaliyle takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %40’ı oranında hesaplanan 6.966.88 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan alacağın, kazaya neden olan aracın trafik sigortacısından tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı lehine sonuçlanan Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/166 Esas sayılı dava, aracın maliki ve sürücüsü ile davacı arasındadır. … Allianz Sigorta A.Ş. bu davada taraf olmadığı gibi, özü itibarıyla tazminat istemine yönelik olan davada alacağın saptanması kusur ve hasar açısından incelemeyi gerektirmesi nedeniyle, alacak likit değildir. O halde, davacının icra – inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK.’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hüküm fıkrasının 3. paragrafındaki “Hükmolunan meblağın %40’ı oranında hesaplanan 6.966.88 TL icra – inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” tümcesinin hükümden çıkartılmasına, yerine “ Alacak likit olmadığından, davacının icra – inkâr tazminatı talebinin reddine,” tümcesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.