Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/13089 E. 2013/13097 K. 20.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13089
KARAR NO : 2013/13097
KARAR TARİHİ : 20.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, miras bırakanı adına kayıtlı 2998 ada 3 parsel sayılı taşınmazda Belediye tarafından 25.12.2001 tarih ve 371 sayılı Encümen kararıyla yapılan imar uygulaması sonucu miras bırakanının 3033 ada 4 sayılı imar parselinde paydaş kılındığını, ancak açtığı dava sonucu anılan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiğini ve deracattan geçmek suretiyle kesinleştiğini, böylece sicil kaydının yolsuz tescil durumuna dönüştüğünü, belediyece geri dönüşüm işlemlerinin yapılmadığını ileri sürerek; tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda “dava konusuz kalmış olmakla bir karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece; “dava konusuz kalmış olmakla bir karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 2998 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 25.04.2001 tarihinde imar uygulaması ile davacının miras bırakanı … adına kayıtlı iken, 01.03.2002 tarihinde yine imar uygulaması ile dava dışı kişi adına tescil edildiği, davacının miras bırakanı …’nin ise 3033 ada 4 sayılı imar parselinde paydaş kılındığı; davacının 2998 ada 3 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar düzenlemesine ilişkin 25.12.2001 tarih ve 371 sayılı Belediye Encümen kararının iptali isteğiyle açtığı dava sonucu … İdare Mahkemesi tarafından 16.06.2003 tarih 2002/1873 Esas, 2003/709 sayılı Kararla “dava konusu imar uygulamasının davacı parsellerine ilişkin kısmının iptaline” karar verildiği ve bu kararın Danıştay 6. Dairesi tarafından değişik gerekçeyle onandığı; bu arada Belediyece 21.05.2003 tarih ve 76 sayılı ve de 24.06.2003 gün ve 100 sayılı Encümen kararları ile yeni bir imar uygulamasının yapıldığı ve davacının murisi …’nin 3033 ada 4 sayılı imar parselindeki payının anılan uygulama sonucu oluşturulan 3033 ada 7 sayılı imar parseline gittiği ve 05.12.2003 tarihinde 306/454 hissenin … adına imar uygulaması ile kaydedildiği; davacı tarafından; 3033 ada 4 sayılı parselin dayanağı şuyulandırma işleminin idari yargı yerinde iptal edildiği ve sicil kaydının yolsuz tescile dönüştüğü ileri sürülerek 06.03.2007 tarihinde 2998 ada 3 sayılı parselin ihyasına yönelik eldeki davanın açıldığı; yargılama sırasında da 3033 ada 7 parsel sayılı taşınmazın yeni bir imar uygulamasına tabi tutularak, davacının miras bırakanı …’nin pay maliki olduğu 2916 ada 40 sayılı imar parselinin oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; dava açıldığı tarihte, iptal edilen imar düzenlemesinden sonra yapılmış yeni bir imar uygulaması mevcut olup, bu uygulama idari yargı yerinde iptal edilmediği sürece tapu iptal ve tescil davasının dinlenilme olanağı bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle; 01.02.2002 tescil tarihli imar uygulaması idari yargı yerinde iptal edilmişse de, bundan sonra yapılan ve 05.12.2003 tarihinde tescil edilen imar uygulaması dava tarihi itibariyle hukuki geçerliliğini korumakta olup, bu uygulamayla oluşan sicil kaydının illetten yoksun hale geldiği söylenemeyeceğinden tapu kayıtlarının eski hale iadesine (ihyaya) yönelik talepte bulunulamayacağı açıktır. Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. O halde; davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine, davalı … vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.