Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3785 E. 2010/7704 K. 24.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3785
KARAR NO : 2010/7704
KARAR TARİHİ : 24.12.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında irsen intikal, taksim, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 131 ada 23 parsel sayılı 11750,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı …, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile 131 ada 24 parsel sayılı 8214,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı …, 131 ada 25 parsel sayılı 4351,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı … adlarına tespit edilmişlerdir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kaldığı iddiası ile vergi kayıtlarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davaların reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesçillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarım arazisi niteliğinde oldukları ve davalılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kaldığı iddiasi ile dava açmış, delil olarak da 1936 tarihli vergi kayıtlarına dayanmıştır. Mahkemece taşınmazların başında yapılan keşifte Hazinenin dayandığı 1936 tarihli vergi kayıtları uygulanmamış, Hazinenin iddiaları yönünden gerekli araştırma ve inceleme yapılmamış, çekişmeli taşınmazlardan 131 ada 23 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiş, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişileri çekişmeli taşınmazın eklemeli zilyetlikle beraber 20-25 yıldır …’in zilyetliğinde olduğunu ve sehven … Adına tespit edildiğini belirtmişlerdir. Hazinenin dayandığı vergi kayıtları uygulanmadan ve gerçek malik tespit edilmeksizin hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için davanın niteliğine göre Hazineye dayandığı vergi kayıtlarının hangisi olduğu da açıklattırılarak, dayandığı vergi kayıtlarının yerel bilirkişiler yardımı ve uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulanarak kapsamının belirlenmesi, kaydın oluşum nedeni tespit edilerek üzerinde durulması, uygulamada vergi kayıtlarının revizyon gördüğü taşınmaz ya da taşınmazlar varsa göz önüne alınması, böylece çekişmeli taşınmazların Hazinenin dayandığı vergi kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadıklarının kesin olarak belirlenmesi, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tarafların aynı yöntemle belirlenecek tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların öncesinde ne oldukları, kimden kime ne şekilde intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldıkları gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin usulen giderilmesine çalışılmalı, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişilerinden dinlenmeyenler de tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, keşfe katılacak uzman ziraatçı bilirkişiden çekişmeli taşınmazların niteliklerini bildirir eski raporları da irdeler şekildi rapor alınmalı, uzman fen bilirkişisinden uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir krokili rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Ayrıca kabule göre de, 131 ada 23 parsel sayılı taşınmazın üçüncü şahsın zilyetliğinde olduğu tespit edildiği halde bu yön değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 24.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.