YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7330
KARAR NO : 2011/8464
KARAR TARİHİ : 05.12.2011
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince üç ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair … 8. İcra Ceza Mahkemesinin 11.11.2010 tarihli ve 2010/476-555 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2011 tarihli ve 2010/1848 değişik … sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 16.08.2011 gün ve 2011/10611-43484 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 28.09.2011 gün ve K.Y.B. 2011/270889 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre,
1-… 8. icra Müdürlüğünün 2009/28783 esas sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sırasında, 09.04.2010 tarihinde düzenlenen ödeme taahhüdünde ödenecek borç miktarının tüm ferileri ile birlikte rakamsal olarak açıkça gösterilmemesi karşısında, taahhüdün hukuken geçerli olmadığı, bu hususun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2001 tarih, 2001/8-19 esas, 2001/26 sayılı kararı ile de kabul edildiği,
2-Sanığın eylemini yaptırıma bağlayan 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesinde üç aya kadar tazyik hapsi öngörüldüğü,
Gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlu hakkında … 8. İcra Müdürlüğünün 2009/28783 esas sayılı dosyasında yapılan takip sırasında 09.04.2010 tarihinde icra memuru huzurunda alacaklı vekilinin kabulüyle düzenlenen taahhüt tutanağında borçlunun “… dosya borcunu tüm fer’ileriyle 10.5.2010 tarihinde ödemeyi…” kabul ve taahhüt ettiği, dosya içerisinde ve taahhüt tutanağında borcun fer’ileriyle birlikte ne kadar olduğunun belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.2.2001 tarih, 2001/8-19 esas ve 2001/26 sayılı kararında da belirtildiği üzere, taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların belirlenen bu miktar üzerinde icap ve kabulde bulunması zorunludur. Ceza sorumluluğunun doğabilmesi için taahhüt esnasında ödenecek miktarın hiç bir kuşkuya yer vermeksizin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bu miktar belirlenmediğinde hangi miktar için taahhütte bulunulduğu, kabulün de hangi miktar nazara alınarak yapıldığı saptanamayacağından, ödeme koşulunun ihlali halinde cezai sorumluluk doğmayacaktır.
Dosya içerisindeki taahhütnamenin incelenmesinden de görüleceği üzere, borçlunun hangi miktar için taahhütte bulunduğunun, alacaklı tarafın da hangi bedel üzerinden taahhütün kabul edildiği hiçbir kuşkuya yer vermeksizin net olarak belirlendiğinden söz edilemeyeceği, hal böyle olunca itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Tebliğnamedeki (1) no’lu istemin kabulü nedeniyle, (2) no’lu istemin tartışılmasında hukuki yarar görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2011 tarihli ve 2010/1848 değişik … sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’in, ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 5.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.