YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12366
KARAR NO : 2013/13592
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (KADASTRO MAHKEMESİ SIFATIYLA)
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
2613 sayılı Yasa’ya göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında … Mahallesi çalışma alanında bulunan 1101 ada 11 ve 70 parsel sayılı her biri 60 hektar yüzölçümündeki taşınmazlar tapu ve vergi kaydı nedeniyle 3/4 hissesi davalı … adına, 1/4 hissesi ise dava dışı … adına tespit edilmiştir. Davacı … İlişiksiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 1101 ada 11 ve 70 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … İlişiksiz tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza yönelik olup, mahkemece, dava konusu taşınmazların tespite dayanak tapu kaydı kapsamında olduğu ve tapunun hukuki değerini yitirmediği gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, tapu maliklerinden …’nun … dışında başka mirasçısı olup olmadığı araştırılarak varsa, taraf tespitinin sağlanması gerektiği üzerinde durulmamış, tespite dayanak yapılan 16.11.1972 tarih ve 72 nolu tapu kaydının krokisi ve tüm tedavülleri getirtilmemiş, çekişmeli taşınmazların birbirine komşu olmadıkları ve her iki taşınmaza da aynı tapu kaydının uygulandığı gözetildiğinde söz konusu tapu kaydının başkaca parsellere revizyon görüp görmediği araştırılarak revizyonu varsa ilgili taşınmazların kadastro tutanakları istenmemiş, yapılan keşifte tespite dayanak tapu kaydı çekişmeli parsellere usulüne uygun şekilde uygulanarak kapsamı belirlenmemiş olduğundan yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle dava dosyasının hükümden sonra yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun geçici 1. maddesinin 2. bendi uyarınca usulüne uygun şekilde Kadastro Mahkemesi’ne devri sağlanmalı, daha sonra kök muris …’nun, … ve … dışında mirasçısı olup olmadığı araştırılarak davaya dahil edilip edilmeyecekleri üzerinde durulmalı, tespite dayanak 16.11.1972 tarih ve 72 nolu tapu kaydının krokisi ve tüm tedavülleri ile söz konusu tapu kaydının başkaca parsellere revizyon görüp görmediği araştırılarak varsa revizyon gördüğü kadastro tutanakları veya kesinleşmiş iseler tapu kayıtları tedavülleri ile istenmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve uzman teknik bilirkişilerin tümü hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında davalının dayandığı ve tespite esas tapu kaydının 3402 sayılı Kanun’un 20. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde sabit sınırdan (dağ sınırı itibariyle değişebilir sınırlıdır) başlanmak suretiyle kapsamı belirlenmeli, her iki çekişmeli parselin de tespite dayanak tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli, tapu kaydı kapsamında iseler tapu kaydının tedavülleri incelenip hukuki değerini koruyup korumadığı belirlenmeli, tapu kaydı kapsamında kalmıyor iseler kadastro tespit gününe kadar davacı tarafın 20 yılı aşkın zamandır zilyet bulunduğu göz önüne alınarak karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.