YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11293
KARAR NO : 2011/4625
KARAR TARİHİ : 11.05.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.Kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece 30.7.2010 tarihli ek kararı ile davalı 3. kişi vekilinin temyizinin süresinde olmadığı gerekçesiyle davalının temyiz dilekçesinin reddine dair verilen ek karar davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Ankara 19.İcra Müdürlüğünün 2007/7297 sayılı takip dosyasından borçlunun, davalı 3.kişi T.İş Bankasındaki hesabına 29.8.2007 tarihinde haciz konulmasına rağmen davalı bankanın dava konusu para üzerinde kanuni rehin hakları bulunduğunu bildirmesi üzerine Ankara 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/851 esas sayılı dosyasında şikayet davası açtıklarını, davanın reddedilerek Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 2008/12822-16472 sayılı ilamı ile “3.şahsın istihkak iddiasına karşılık alacaklıya İİK.nun 99.madde prosedürü gereğince süre verilmesi” gerekçesiyle bozulduğunu, kendilerine verilen süre içinde bu davayı açtıklarını ileri sürerek, davalı bankanın istihkak iddiasının reddine karar verilmesi ile % 40 tazminat talep etmiştir.
Davalı 3.kişi (T.İş Bankası) vekili, borçlu ile müvekkili arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinin 62.maddesi uyarınca borçlunun doğmuş ve doğacak her türlü hak ve alacakları üzerinde bankanın rehin, hapis,
takas ve mahsup hakkı bulunduğunu, bu kapsamda borçlunun hesapları üzerindeki rehne istinaden borçluya kredi (ihracat kredisi) tahsis edildiğini, kendi rehin haklarından sonra gelmek üzere haciz şerhinin işlendiğini, alacaklı tarafından buna yönelik Ankara 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/851 esas sayılı dosyasında açılan şikayet davasının kendilerinin açtığı aynı mahkemenin 2007/1143 esas sayılı şikayet davası ile birleştirildiğini, hükmün kendileri tarafından temyiz edilmesi üzerine 12.Hukuk Dairesinin 2008/12822-16472 sayılı kararı ile müvekkili banka lehine bozulduğunu savunarak davanın reddi ile tazminat istemiştir.
Mahkemece, İİK.nun 106/2.maddesi uyarınca borçlunun 3.kişi bankadaki mevduatının menkul hükmünde olduğu, hapis hakkının yalnız taşınır mal ve kıymetli evrak üzerindeki uygulanabileceği, para hakkında koşulları varsa takas definin ileri sürülebileceği, bankanın rehin hakkı olduğu kabul edilse bile bu hakkın ancak banka alacağının muaccel hale gelmesi durumunda kullanabileceği, davalı banka tarafından açılan istihkak davasının Ankara 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/851 esas sayılı dosyasında reddedildiğinin ve kararın Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 2008/12822-16472 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı 3.kişi T.İş Bankasının istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 26.2.2009 gün ve 2009/475-2746 esas sayılı ilamı ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin anılan ilamının mahkemece yanlış değerlendirildiği, Ankara 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/851 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Ankara 4.İcra Hukuk Mahkemesinin anılan dosyasının temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, 10.12.2007 tarihli muhtıranın iptaline karar verildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı temlik alacaklısı vekili ile davalı 3.kişi vekilince temyiz edilmesi üzerine mahkemenin 30.7.2010 tarihli ek kararı ile davalı 3.kişi vekilinin temyizinin süresinde olmadığı gerekçesiyle davalının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, ek karar da davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı alacaklı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;
Dosyaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, kısa kararda vekalet ücretine hükmedilmediği halde gerekçeli kararda hükmedilmiş olduğundan kısa karar ile gerekçeli arasında çelişki vardır. Bu durumda temyiz süresi tefhim tarihinde başlamaz. Öğrenme tarihine göre davalının temyizinin süresinde olduğunun kabulü gerekeceğinden, mahkemenin davalının temyiz isteminin reddine dair 30.7.2010 tarihli ek kararının ortadan kaldırılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinden;
Uyuşmazlık, alacaklının İİK.nun 99.maddesine dayalı, 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemiyle açtığı istihkak davasına ilişkin olup, istihkak davaları İİK.nun 97/11.ve HUMK.nun 512.maddeleri uyarınca genel hükümlere göre görülür ve nisbi esas üzerinden harç ve vekalet ücretine tabidir. Hal böyle olunca, takip konusu toplam alacak tutarı ile haczedilen malın değerinden hangisi daha az ise o miktar üzerinden nisbi harç ve vekalet ücreti hesaplanması gerekir. Mahkemece bu yön gözönünde bulundurulmadan daha az toplam alacak tutarı üzerinden vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin 30.7.2010 gün ve 2009/701-2010/774 sayılı ek kararının ortadan kaldırılmasına ve mahkemenin 17.6.2010 günlü asıl kararının hüküm fıkrasının 4.bendindeki “takdir olunan 330,00 TL.” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “daha az olan toplam alacak tutarı
üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 26.651,24 TL. nisbi” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 11.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.