Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/9080 E. 2010/7687 K. 24.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9080
KARAR NO : 2010/7687
KARAR TARİHİ : 24.12.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 40, 106 ada 32 ve 117 ada 25 parsel sayılı 1196,06, 14974,47 ve 14362,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacı …, yasal süresi içinde, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı … adına tesçillerine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece; Hazine’ye ait Ağustos 927 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydının sınırları sabit olmasına rağmen miktarının sınırlarının kapsadığı yer kadar büyük olmadığı, miktarının da nereye tekabül ettiğinin bilinememesi nedeniyle uygulama imkanının bulunmadığı, 1963 yılında 4753 sayılı Yasa uyarınca Hazine adına tapuya tescil edilerek tapulu taşınmaz haline döndüğü, 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşan bu tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsadığı, ancak bu tapunun tesisinden geriye doğru çekişmeli 101 ada 40 ve 117 ada 25 parsellerde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46. maddesinde öngörülen 20 yıl süre ile malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede Toprak Komisyonunca 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar sırasında taşınmazlardan 117 ada 25 parsel kadastro tespiti sırasında uygulanan ve uyduğu tespit edilen 08.11.1963 tarih ve 522 sıra numaralı tapu kaydı ile 101 ada 40 parsel ise aynı tarih ve 440 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tesçil edilmiştir. Hazine’nin 522 sıra numaralı tapu kaydının dayanağını teşkil eden 20.7.1963 tarihli belirtmelik tutanağının 116 numaralı parselinin Haydar Timur, 440 sıra numaralı tapu kaydının dayanağını teşkil eden aynı tarihli belirtmelik tutanağının 24 numaralı parselinin ise Haydar Timur icarında olduğu, taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden Hazine’ye intikal ettikleri, 1937 tarih 9-16 tahrir numaralı vergi kayıtları ve Ağustos 927 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı oldukları, 1951 yılında köye gelen şahısların Hazine’den icar ile kullandığı belirtilerek taşınmazların Hazine’ye ait olduğu belirtilmek suretiyle Hazine adına tapu kaydı oluşturulmuştur. Mahkemece belirtmelik tutanağında uygulanan Ağustos 927 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydı tüm tedavülleri varsa haritası ile birlikte getirtilmemiş, kaydın kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği yeterince araştırılmamış, varsa bu taşınmazların kadastro tespit tutanak suretleri getirtilerek tapu kaydı, revizyon gördüğü parseller de dikkate alınarak keşifte uygulanarak kapsamı varsa haritasına göre, haritası yoksa “İspiril Dağı, Miciç Banisi, … ziyareti ve Nihil” olan hudutları itibarı ile gayri sabit hudutlu olduğu göz önüne alınarak, miktarına göre belirlenmesi gerektiği düşünülmemiştir. Yine belirtmelik tutanağında uygulanan 1937 tarih 9-16 tahrir numaralı vergi kayıtları ile buna ilişkin belgelerin tümü getirtilerek tahrir kayıtlarının Hazine adına oluşum nedeni araştırılmamıştır. Aynı Hazine tapu ve vergi kayıtlarına göre belirtmesi yapılan ve Kadastro Mahkemesinde şahıslarca Hazine aleyhine açılan dava dosyaları ile bu dava dosyasının birleştirilmesi gereği düşünülmemiştir. Dosyaya getirtilen nüfus kayıt örneğinden belirtmelik bilirkişilerinin ölü olduğu anlaşılmakta ise de; belirtmelik tutanağında muhtar ve aza olarak imzası bulunan şahısların ölü olup olmadıkları araştırılmamış, sağ iseler belirtmelik tutanağının içeriği hakkında tanık olarak bilgilerine başvurulmamıştır. Yine belirtmelikte icarcı olarak adı geçen şahısın kim olduğu ve icarcı olup olmadığı üzerinde de durulmamıştır. Böylesine eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle belirtmelik tutanağında gösterilen Ağustos 1927 tarih ve 1 sıra numaralı Hazine’ye ait tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritası, varsa kadastro sırasında revizyon gördüğü parsellerin kadastro tespit tutanağı suretleri, 1937 tarih 9-16 tahrir numaralı vergi kayıtları ile bu kayıtların Hazine adına kaydedilme nedenine ilişkin oluşum belgeleri, belirtmelikte imzası bulunan tüm muhtar ve azaların nüfus kayıt örnekleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, belirtmelik ve tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişiler yardımı ile Ağustos 1927 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak, hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, dayanağı harita varsa haritasına göre, yoksa ya da haritasının uygulama kabiliyeti bulunmuyorsa hudutların gayri sabit olduğu dikkate alınarak miktarına göre tapu kaydının kapsamı belirlenmeli, kapsam belirlenirken söz konusu kaydın revizyon gördüğü parseller de nazara alınmalıdır. Aynı şekilde, belirtmelikte uygulanan vergi kayıtları da yöntemince uygulanarak kapsamları belirlenmeli, bu kayıtların Hazine adına oluşum nedeni üzerinde durulmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne oldukları, kim veya kimler tarafından ne suretle ve ne zamandan beri kullanıldıkları, Hazine’den icar ile kullanılıp kullanılmadıkları, taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadıkları hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, belirtmelikte imzası bulunan muhtar ve azalar sağ iseler belirtmelik tutanağının içeriği hususunda beyanlarına başvurulmalı, Hazine adına oluşan tapu kayıtlarının dayanağı belirtmelikte Ağustos 1927 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydının uygulandığı ve aynı şekilde davalı bulunan tüm parsellerle ilgili dava dosyalarının birleştirilmesi gereği düşünülmeli, teknik bilirkişiden keşfi takibe imkan verir ve uygulanan kayıtların kapsamını gösterir ayrıntılı ve krokili rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir.
2- Çekişmeli 106 ada 32 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, 4753 sayılı Yasa ile 1963 yılında oluşan Hazine tapusunun tesis tarihine kadar davacı ve bayiileri lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 46. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz kadastro tespiti sırasında uygulanan ve uyduğu tespit edilen 08.11.1963 tarih ve 487 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tesçil edilmiştir. Hazine’nin 487 sıra numaralı tapu kaydının dayanağını teşkil eden 20.7.1963 tarihli belirtmelik tutanağının 79 numaralı parselinin Cabbar Timur icarında olduğu, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden Hazine’ye intikal ettiği, 1937 tarih 23-30 tahrir numaralı vergi kayıtları ile Hazine adına kayıtlı olduğu, 1951 yılında köye gelen şahısların Hazine’den icar ile kullandığı, taşınmazın Hazine’ye ait olduğu belirtilmek suretiyle Hazine adına tapu kaydı oluşturulmuştur. Bu durumda davacı tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar Kadastro Kanunu’nun 14. ve 46. maddelerindeki şartların lehine oluştuğunu kanıtlamak zorundadır. Mahkemece zilyetlik tanıkları dinlenilmek suretiyle zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin süresi, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden metruk olup olmadığı, 1963 yılından geriye doğru 20 yılı aşkın süre davacı ve bayilerinin zilyetliğinde olup olmadığı yöntemince araştırılmamış, Hazine tarafından çekişmeli taşınmaza aidiyeti kanıtlanan 1937 tarih ve 23 tahrir numaralı vergi kaydının cinsinin mera olduğu gözetilerek mera yönünden de gerekli araştırma yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, komşu parsellere uygulanan tapu kayıtları, belirtmelik tutanakları ve dayanak belgeler, Hazine tarafından taşınmaza ait olduğu kanıtlanan 1937 tarih 23 ve 30 tahrir numaralı vergi kayıtlarının oluşumlarına esas belgeler ile bu kayıtların kapsamında kalan taşınmazların tutanakları ile dava dosyaları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden metruk olup olmadığını, davacı ve bayiilerinin 1963 yılından geriye doğru 20 yılı aşkın süre taşınmaza zilyet olup olmadıklarını bilebilecek yaşta, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişilerle; davacının bildireceği tanıklar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve sağ iseler belirtmelik bilirkişileri, yine 23 tahrir numaralı vergi kaydının cinsinin mera olduğu gözetilerek yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden metruk olup olmadığı, 1963 yılından geriye doğru 20 yılı aşkın süre davacı ve bayiilerinin zilyetliğinde olup olmadığı tek tek sorulup saptanmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmelidir. Komşu köyden seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise imar ve ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın niteliği ve zilyetlik süresiyle ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın yan görünüş krokisi tanzim edilmeli, dört bir taraftan niteliğini ve özelliklerini gösterir şekilde fotoğrafı çektirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları 1 ve 2 numaralı bentlerde belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 24.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.