YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3239
KARAR NO : 2011/4703
KARAR TARİHİ : 12.05.2011
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Bursa 8. İcra Müdürlüğü’nün 2008/8307 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, İzmir 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4773 Talimat sayılı dosyasında yapılan 15.08.2008 günlü hacze konu menkullerin davacıya ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında borcun bulunmadığına dair ibraname niteliğinde bir belge sunmuştur.
Davalı (alacaklı) vekili, hacizde borçluya ait belgelerin ele geçtiğini ve davacının borçlu şirket çalışanı iken haciz mahallindeki işyerini açtığını ve borçlu şirket yetkilisini de işçisi olarak çalıştırmaya başladığını, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket ettiklerini, ayrıca iş yeri devri nedeni ile devralan üçüncü kişinin işletmenin borçlarından sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “hacizde borçlu şirket temsilcisinin yer aldığı ve borçluya ait belgelerin ele geçtiği, vergi levhası ve adi nitelikteki kira sözleşmesi dışında istihkak iddiasını kanıtlamaya yönelik delil gösterilemediği, takibe dayanak borç ile ilgili sunulan ibranamede alacaklının yer aldığına dair kayıt bulunmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davada, borcun bulunmadığı yönünde ibraname sunulmuş, Mahkemece ibranameye karşı alacaklının diyeceklerinin ne olduğu, alacaklı asilin adresi belirlenemediğinden isticvap hükümleri uygulanarak belirlenememiştir.
Davalı alacaklı asilin adresi resmi kurumlardan ve vekilinden de sorularak araştırılmamıştır. Bu şekilde belirlenen adrese tebligat yapılamazsa vekâletnamede yer alan ya da resmi kurumlara bildirilen adresine TK’nun 35. maddesine göre isticvap davetiyesi çıkartılabileceği de dikkate alınmamıştır.
Kesinleşmiş bir alacağın varlığı dava şartı olup, işin esası hakkında bir karar verilmeden önce borcun dava açılmadan önce mi devam ederken mi ödendiğinin öncelikle belirlenmesi, ödeme tarihi davacı taraftan da sorularak, sonucuna göre dava şartının bulunup bulunmadığı ve davanın konusuz kalıp kalmadığı konularının yeterince araştırılması, bunun için de HUMK’nun 230. vd. maddelerindeki isticvap hükümlerinin yasal prosedüre uygun biçimde uygulanması gerekmektedir.
Buna göre alacaklı, davetiye tebliğinden sonraki oturuma katılırsa ibranamenin geçerli olup olmadığı kendisinden sorulmalı, davanın açıldığı tarihte borcun bulunmadığı belirlenebilirse dava şartı bulunmadığından davanın reddine, oturumlara katılmazsa isticvap davetiyesindeki ihtarat ve davacı tarafın borcun ödendiği tarihle ilgili beyanı da dikkate alınarak dava şartı bulunmadığından davanın reddine ya da yargılama aşamasında borcun ortadan kalktığı sonucuna varılırsa davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilip, maktu karar ve ilam harcı ile nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekmekte iken mahkemece bu yönler dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 12.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.