YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13015
KARAR NO : 2013/13599
KARAR TARİHİ : 27.12.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … ve arkadaşları, … Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sonucu haritasında yol olarak gösterilen taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro çalışmaları sonucu haritasında yol olarak gösterilen taşınmaz bölümünün tesciline ilişkindir. 3402 sayılı Yasa’nın 16. maddesi gereği yollar kadastro tespiti sırasında haritasında gösterilir. Hakkında tutanak düzenlenmeyen taşınmazlara komşu taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmesi usulüne uygun olarak sürdürülen zilyetliği kesintiye uğratmaz. Dolayısıyla davacı kadastro tespiti öncesinden beri sürdürdüğü zilyetlik nedenine dayanarak adına tescil talebinde bulunabilir. Ayni haklar mutlak nitelikte olup yasal bir kısıtlama olmadıkça her zaman herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek 3402 sayılı Kadastro Kanununda, gerekse de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun tescil hükümlerini düzenleyen maddelerinde, hakkında tutanak düzenlenmeyen ya da tespit harici bırakılan yerler hakkında kadastro öncesi nedenlere dayanılarak dava açılmasını engelleyen yasal düzenleme yoktur. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 2009 yılında haritasında yol olarak gösterildiği, 2009 yılından itibaren dava tarihine kadar 20 yıllık iktisap süresinin dolmadığı şeklinde hiç bir yasal dayanağı olmayan gerekçe ile davanın reddedilmesi isabetsiz olup, tarafların tüm delilleri toplanıp tespit gününe kadar davacı lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli, dava konusu taşınmazın eylemli yol olup olmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 27.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.