Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3458 E. 2011/4663 K. 12.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3458
KARAR NO : 2011/4663
KARAR TARİHİ : 12.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’ün müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazdaki payını annesi olan davalı …’e, onunda kardeşi olan diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar … ve … davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece davalıların yakın akraba olmaları nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar … vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarrufların iptaline hükmettirmektir. Bu davanın önkoşulu
ise, borçlu hakkına alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda mahkemece davalılar arasındaki yakın akrabalık nedeniyle yapılan satış işleminde muvazaa bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalılar aralarındaki akrabalık nedeniyle üçüncü kişi konumundaki davalı … ile dördüncü kişi …’un borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek durumda olduğu kabul edilmiş ise de İİK.nun 280/2 maddesinde üçüncü kişi borçlunun ızrar kastını bilmediğini aynı yasanın 279/son maddesi uyarınca kanıtlayabileceği öngörülmektedir. Davlı … savunmasında Almanya’da ikamet ettiğini borçlu ile akrabalığı varsa da durumunu bilmediğini beyan etmiştir. Bu durumda mahkemece davalı …’ın ne zamandan beri Almanya’da ikamet ettiği, Türkiye’ye gelip gelmediği, gelmiş ise hangi aralıklarla geldiği, borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek durumda olup olmadığı hususunda taraflardan delillerinin sorulması ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin İİK.nun 279/son maddesi ışığında değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ün temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle davalı …’un temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz eden davalı … yönünden hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.065,75 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’ten alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 12.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.