Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3666 E. 2011/4628 K. 11.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3666
KARAR NO : 2011/4628
KARAR TARİHİ : 11.05.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. kişi vekili. Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün 2007/2777 sayılı takip dosyasında müvekkiline ait işyerinde 20.7.2007 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu borçlu şirket ortağı olan …’ün müvekkili şirketinde ortağı olup sonradan ortaklıktan ayrıldığını, borçlu şirketi ile bağlarının bulunmadığını ileri sürerek haczin kaldırılması ile tazminat talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili borçlu ile davacı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu haciz sırasında borçluya ait evrak ele geçirildiğini, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olup aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddi ile tazminat istemiştir.
Mahkemece borçlu ile davacı şirketlerin adreslerinin ve istiğal konularının farklı olduğu, her iki şirketin de ortağı olan …’ün davacı şirketteki hissesini 2.5.2008 tarihinde devrettiği davacı tarafından ibraz edilen faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile mahcuzların davacıya aidiyetine karar verilmiş; hüküm davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 3. kişinin İİK.nun 96.vd maddelerine dayılı istihkak davasına ilişkindir.
Haciz 20.7.2007 tarihinde 3. kişi şirketin adresinde yapılmış ise de; haciz sırasında borçlu şirkete ait kartvizitler bulunmuş olup bu kartvizitlerde borçlu şirket adresi olarak haciz adresi gösterilmiştir. İİK.nın 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu/alacaklı yararınadır. Bu karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir. Borçlu şirket ortağı olan …, davacı şirketinde ortağı olup davacı şirketteki hissesini borcun doğum tarihinden hatta takipten sonra 22.4.2008 tarihinde borçlu şirketin eski ortaklarından olan … isimli şahsa devrettiği sicil kayıtları ile sabittir. Her iki şirketin sorumlu ortakları ve faaliyet konuları aynı olmakla şirketler arasında organik bağın bulunduğu istihkak davasının alacaklıdan mal kaçırma amacını içerdiği açıktır. Ayrıca her zaman düzenlenmesi olanaklı fatura ile vergi levhası da mülkiyeti ispata yeterli belgelerden değildir. Kaldı ki, mahkemece dayanak yapılan bilirkişi raporunda mahcuzların bir kısmına ilişkin fatura sunulmadığı defteri kesin ve envanter defterinin ibraz edilmediği faturaların bir kısmının yevmiye defterlerine işlendiği ancak defterlerin açılış tasdiklerinin yapılmış olmasına karşın kapanış tasdiklerinin yapılmadığı sunulan defterlerin davacı yararına delil teşkil etmeyeceği de belirtimiştir.
Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 11.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.