Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/11756 E. 2013/12735 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11756
KARAR NO : 2013/12735
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 228 ve 233 parsel sayılı 2.904,99 ve 24.250,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldıkları, 107 ada 228 parselin 20 yıldır … Kızı …’in kullanımında olduğu, 107 ada 233 parselin ise 15 yıldır … oğlu …’in kullanımında olduğu ve üzerindeki seraların …’e ait olduğu şerhi verilerek, tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ve …, çekişmeli taşınmazlardan 107 ada 233 parselin kendi kullanımlarında olduğu, 107 ada 228 parselin ise … ile birlikte kendilerinin de kullanımlarında olduğu iddiasıyla ayrı ayrı; davacı … ise, 107 ada 228 parselde diğer davacıların yanında kendisinin de kullanımında olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı …’in davasının kısmen kabulüne, davacılar … ve …’in davalarının ise reddine, çekişmeli taşınmazlardan 107 ada 233 parselin kadastro tespitinin iptali ile, beyanlar hanesindeki “15 yıldır … oğlu …’in kullanımındadır” sözcüklerinin yerine “… oğlu … ve … oğlu …’in kullanımındadır” sözcüklerinin; “Üzerindeki 2001 yılında yapılan 4 adet sera … oğlu …’e aittir” sözcüklerinin yerine “Üzerindeki seralardan fen bilirkişisi …’nın 26.04.2012 tarihli raporuna ekli krokide sarı renge boyalı seranın davacı … oğlu …, diğer seralar ise … oğlu …’e aittir” sözcüklerinin yazılarak kadastro tespitinin düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar …, … ve … vekili ile temyize cevap süresinde katılma yoluyla davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içinde bulunan 12.11.2012 tarihli “ıslak imzalı” kısa kararda dava konusu 107 ada 228 ve 233 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili tescil hükmü kurulduğu halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında çekişmeli taşınmazlar yönünden sicil oluşturacak şekilde bir hüküm kurulmadığı gibi, UYAP’tan elde edilen 12.11.2012 tarihli “elektronik imzalı” kısa kararda da gerekçeli kararın hüküm fıkrasında olduğu şekilde sicil oluşturulmaksızın hüküm oluşturulmuştur. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, kadastro hakimi dava konusu taşınmazlar hakkında sicil oluşturacak şekilde hükmü kurmak zorundadır. Diğer yandan, dosya içinde bulunan ıslak imzalı kısa karar ile elektronik imzalı kısa kararların hüküm fıkraları birbirinden farklı olduğu gibi, “ıslak imzalı” kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında da çelişki yaratılmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 298. maddesi uyarınca, gerekçeli karar, tefhim edilen kısa karara aykırı olamaz. Kararlar arasındaki aykırılık mahkemelere olan güveni sarsıcı nitelikte olup, 10.04.1992 günlü 1991/7 Esas, 1991/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu husus da bozma nedeni olup; tarafların temyiz itirazları, açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 17.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.