YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4745
KARAR NO : 2011/1268
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak ve karşılık tasarrfun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı alacaklı vekili ile davacı karşı davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, … 3.İcra Müdürlüğünün 2008/21078 ve 2008/21079 Esas sayılı takip dosyalarında haczedilen…plakalı aracın, haciz tarihinden önceki bir tarihte müvekkili tarafından borçludan satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili cevabında satışın alacaklıdan mal kaçırma amacıyla muvazaalı yapıldığını, devir tarihinin borç tarihinden hemen önce olduğunu, davacının ödemelere ilişkin belge ibraz edemediğini savunarak davanın reddini istemiş ve karşılık dava olarak devir işleminin İİK.nun 277. maddeleri uyarınca iptalini talep etmiştir.
Davalı borçluya istihkak davasına ilişkin dava dilekçesi tebliğ edilmiş, ancak davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, haciz tarihlerinin noter satışından sonra olduğu, mülkiyetin noter satışı ile davacıya geçtiği, aracın halen satıcının zilyetliğinde bulunmasının tek başına muvazaayı göstermeye yeterli olmadığı gerekçesiyle istihkak davasının kabulü ile araç üzerindeki haczin kaldırılmasına; tasarrufun iptaline yönelik karşılık davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı alacaklı vekili ile davacı-karşı davalı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı-karşı davalı 3.kişi vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece verilen 15.12.2009 tarihli karar davacı-karşı davalı 3.kişi vekilince süresinde temyiz edilmiş olup daha sonra davacı vekili, vekaletnamesindeki yetkisine binaen temyiz talebinden feragat etmiş bulunduğundan davacı-karşı davalı 3.kişi vekilinin temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı-karşı davacı alacaklı vekilinin temyizine gelince;
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd maddelerine dayalı istihkak davası ile alacaklının İİK.nun 97/17. maddesine dayalı tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Borçlu aleyhine yapılan icra takibinde hazcedilen araç üzerindeki istihkak iddia edilip dava açılması üzerine alacaklı tarafından İİK.nun 97/17 maddesine dayanılarak ve karşılık dava biçiminde tasarrufun iptali davası açılmıştır.
İİK.nun 282. maddesi hükmüne göre tasarrufun iptali davalarında borçlu yasal hasım olup karşı dava dilekçesinin borçluya tebliğ edilerek taraf teşkilinin tamamlanması gerekir. İstihkak davası ile ilgili dava dilekçesi borçluya tebliğ olunmuş ancak iptal davasına ilişkin dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. Taraf teşkili re’sen gözetilmelidir. Ayrıca savunma hakkının kısıtlanmasıda HUMK.nun 73. maddesi hükmüne aykırılık oluşturur. O halde karşı dava dilekçesi davalı borçluya tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı, bildirilmesi halinde deliller toplanmalı, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Kabule görde; iptal davasına konu edilen aracın borçlu … Madencilik Nak.San. Tic. Ltd. Şti’ne muvazaalı biçimde satıldığı ileri sürülmüş, mahkemece muvazaa bulunmadığı kabul edilerek iptal davası reddedilmiştir.
Oysa İİK.nun 280/son maddesinde “Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdı ile hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılanı temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir” denilmektedir.
Borçlu şirketin borcun doğumundan sonra, takip tarihinden de kısa bir süre önce, dava konusu araç ile birlikte Dairemizin 2010/4746, 2010/4747, 2010/4748, ve 2010/4749 Esas sayılı dosyalarında dava konusu edilen başka araçlarını da ve hatta bunların dışındaki araçlarını da 3.kişiye ve dava dışı kişilere sattığı, hemen hemen aynı tarihlerde ticari emtiasının önemli bir bölümünü 3. kişiye (kişilere) devrettiği anlaşılmaktadır. Davacı 3.kişi ile borçlunun hemen hemen aynı alanda faaliyet göstermeleri nedeni ile davacı, borçlunun içinde bulunduğu durumu dolayısıyla alacaklıya zarar verme kastını bilebilecek durumdadır. Kaldı ki, dava konusu aracın ve dairemize gelen diğer dosyalardaki araçların kasko değerlerinin çok altındaki değerlerle 3.kişiye ve başka şahıslara satıldığı da sabittir. İİK.nun 280/son maddesindeki yasal karinenin aksi iddia ve ispat edilememiştir.
Bu durumda davacı 3.kişi ile borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak işlem yaptıkları kabul edilerek karşı davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı 3.kişi vekilinin temyiz dilekçesinin feragat nedeni ile reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenler davacı karşı davalı 3.kişi ve davalı karşı davalı alacaklıya geri verilmesine 17.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.