Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10325 E. 2012/11082 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10325
KARAR NO : 2012/11082
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Kıymetli evrakın iptaline ilişkin talep hakkında Sapanca Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi ile Sapanca Sulh Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Talep, kıymetli evrakın çalınması nedeni ile iptaline ilişkindir.
Sapanca Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi, 6100 sayılı HMK’nın 382. ve 383. maddeleri gereğince çekişmesiz yargı işlerinde sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiştir.
Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesi, çeke ilişkin düzenlemelerin Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olduğu, bu nedenle davanın asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk “davalarının” ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan “davalara” ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nın 382. maddesinde, “çekişmesiz yargı işleri” düzenlenmiş aynı maddenin 2. fıkrasının (e) bendinde, “Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri” başlığı altında 6. madde olarak “kıymetli evrakın iptali” hususuna ilişkin taleplerin çekişmesiz yargı “işi” olduğu belirtilmiş aynı yasanın 383.maddesinde de çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı hükmüne yer verilmiştir.

../…

– 2 –
2012/10325
2012/11082

Yukarıda açıklanan yasa hükümlerine göre çekişmesiz yargıda “dava” deyiminin yeri olmayıp “iş” deyimi vardır. Dava, iki taraf sistemine göre kurulmuş ise de çekişmesiz yargıda birbiriyle çekişme halinde olan iki taraf olmadığından çekişmesiz yargı işleri için “dava” teriminin kullanılması doğru değildir. Yine çekişmesiz yargıda “taraf” değil, “ilgililer” kavramı vardır. Çekişmesiz yargıda dava söz konusu olmadığı için davacı ve davalı terimlerinin de yeri yoktur.
HMK.nın 383. maddesine göre çekişmesiz yargıda sulh hukuk mahkemesinin görevi asıl olup asliye hukuk mahkemesinin görevi istisna olduğundan yalnız “mahkeme” veya “hakim” terimlerinin kullanıldığı bütün çekişmesiz yargı işleri için sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır. (Prof Dr. B.Kuru/Prof Dr. A.C.Budak İstanbul Barosu Dergisi, Cilt:85, Sayı:5, Yıl: 2011,sh:33-36)
Somut olayda uyuşmazlık 20/12/2011 tarihinde yani 6100 sayılı HMK.nın yürürlüğe girmesinden sonra mahkemeye getirilmiştir.
6100 sayılı HMK.nın geçici 1.maddesinin 1. bendine göre bu kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalara uygulanmaz.
Bu durumda, kıymetli evrakın çalınması nedeniyle iptaline ilişkin uyuşmazlık 6100 sayılı HMK.nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup sulh hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.nın 21. ve 22. maddeleri gereğince Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.