Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/894 E. 2011/5731 K. 06.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/894
KARAR NO : 2011/5731
KARAR TARİHİ : 06.06.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.Kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine Adana 13.İcra Müdürlüğünün 2010/2357 Esas sayılı dosyasından yapılan takipte, borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait işyerindeki menkulün haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu cevap vermemiştir.
Mahkemece, borçlunun ticari faaliyetinin davacı 3.kişinin de mükellefiyet kaydının bulunmadığı, tanık beyanları ve dosya kapsamına göre mahcuzun borçluya ait olduğu ve davacı 3.kişi ile borçlunun muvazaalı işler yaptıkları gerekçesiyle, davanın reddine ve dava değeri üzerinden % 40 tazminatın davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve İİK.nun 8.maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağı içeriği ile borcun doğum tarihi ile dava konusu mahcuzun borçlu tarafından davacı 3.kişiye satış gösterilmesine ilişkin fatura tarihinin yakın tarihler olması, mahcuzun haczedildiği yerde herhangi bir ticari faaliyet kaydının bulunmaması karşısında da borçlu ile davacı 3.kişi arasında alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler yapıldığının anlaşılmasına göre, davacı
vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Davacının %40 tazminatla sorumlu tutulmasına ilişkin İİK.nun 97/13. maddesi koşulları alacaklı yararına oluşmuştur. Ancak, hükmedilecek tazminatın matrahını belirlerken takip konusu alacak ile hacizli malın değerinden hangisi az ise o değerin esas alınması gerekirken, mahkemece yazılı şekilde “dava değeri üzerinden” şeklinde infazda tereddüte yol açacak bir ifadenin kullanılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiş ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (2) nolu bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Takip konusu alacak miktarından daha az olan dava konusu mahcuzun değeri 20.000,00 TL.nın % 40’ı oranındaki 8.000,00 TL tazminatın davacı 3.kişiden alınarak davalı alacaklıya verilmesine” tümcesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 06.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.