Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9145 E. 2011/4677 K. 12.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9145
KARAR NO : 2011/4677
KARAR TARİHİ : 12.05.2011

Samsun 2.Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı … … ve birleşen dosyanın davalıları Yaşar ve …vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili asıl ve asıl dosya üzerinde birleştirilen Samsun 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/108-115 sayılı dava dosyasında müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen toplam 59.493,57 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı sürücü …’ın olayda asli kusurlu olduğunu, davalı taraf aracının trafik ve İMSS poliçelerinden toplam 28.000 TL.nin tahsil edildiğini belirterek bakiye 31.493,57 TL.nin 11.12.2007 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile tahsilini talep etmiş, 9.2.2010 tarihli oturumda faizin 18.12.2007 tarihinden itibaren uygulanmasını istemiştir.
Davalı … … kusuru, hasarı kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosyanın davalıları vekili yetki itirazında bulunarak kusur oranını hasar miktarını kabul etmediğini, sürücü Ramazan Cürebal’ın hiç bir malvarlığının olmadığını
hatta borçlu olduğunu terekesinin borca batık olması nedeniyle mirasın reddedilmiş durumda bulunduğunu müvekkillerinin borçtan sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece asıl davada davalı … dava tarihinden önce öldüğünden ve ölü kişiye karşı dava açılamayacağından bu davalı aleyhine açılan davanın reddine, davalı … … aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 23.933,37 TL.nin 18.12.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile bu davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden davalılar …, … ve … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar Yaşar ve …aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 23.933,77 TL tazminatın 2008/434 sayılı dosyada (asıl dava) verilen kararda dikkate alınarak tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 18.12.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile bu davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı … … ve birleşen dosyanın davalıları Yaşar ve …vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı … … ile birleşen dosya davalıları … ve … vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK.nun 1301. maddesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya kaskolu araçta 57.916,71 TL zarar meydana geldiği, davalı …’ın olayda %80 oranında kusurlu olduğu tesbit edilmiştir.
Davacı zararının davalı tarafın olaydaki %80 kusuruna isabet eden 46.333,36 TL.sından davalı aracının trafik ve İMSS poliçeleri kapsamında dava açılmadan önce davacı tarafa ödenen toplam 28.000 TL.nin mahsubu ile bakiye 18.333,36 TL.nin bir kısım davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, mahkemece zarardan önce sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelerin düşülüp sonra kusur indirimi
yapılmak suretiyle düzenlenen hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak davalılar aleyhine fazla tazminata hükmedilmedi doğru görülmemiştir.
3-Birleşen dosya davalıları vekili cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasında araç sürücüsü müteveffa …’ın bir kısım müvekkillerinin oğlu, diğerlerinin kardeşi olduğunu, muris adına kayıtlı menkul, gayrimenkul, para vs gibi hiç bir malvarlığı bulunmadığı gibi borcununda olduğunu terekesinin borca batık olması sebebiyle miras bırakan …’ın mirasının reddedilmiş durumda sayıldığını müvekkillerinin borçtan sorumlu tutulamayacağını bildirmiş, temyiz dilekçesinde de aynı hususları tekrarlayarak ekinde muhtarlıktan alınan muris …’ın hiç bir mal varlığı olmadığına dair ilmühaber ibraz etmiştir. Türk Medeni Kanunun 605. maddesi hükmü uyarınca “Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Ölümü halinde miras bırakanın aczi açıkça belli veya resmen tesbit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır” Bu durumda mahkemece MK.nun 605. maddesi gereğince birleşen dosya davalılarının savunmaları üzerinde durulup muris …’ın aciz halinde olup olmadığı adına kayıtlı mal varlığı bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu konuda hiç inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı … … ve birleşen dosya davalıları Yaşar ve …vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … … ile birleşen dosyanın davalıları … ve … vekillerinin 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosya davalıları … ve … vekillerinin
temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden … ve … ve Kamil …’a geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına 12.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi