Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/13468 E. 2013/14234 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13468
KARAR NO : 2013/14234
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, Silopi İcra Müdürlüğünün 2008/677 sayılı takip dosyasından 24.11.2008 tarihinde haczedilen menküllerin borçluya ait olduğunu, haczin boçlunun işyerinde yapıldığını, 3.kişi tarafından mahcuza ilişkin olarak sunulan faturadaki mal ile mahcuzun aynı olmadığını ileri sürerek 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı 3.kişi yetkilisi duruşmada, haczin yapıldığı adresin kendisi ve borçlunun birlikte işlettikleri yol şantiyesi olduğunu, resmiyette işletenin borçlu olarak görünmesine rağmen kendisinin gayri resmi ortak olduğunu, mahcuzunda kendi şirketine ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava konusu makinanın davacı 3.kişiye ait olduğu, mahcuz mala ilişkin faturanın şirket defterilerinde kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine, haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayanan istihkak davası niteliğindedir.
Haciz, davalı 3.kişi ile borçlunun birlikte faaliyet gösterdikleri inşaat sahasında gerçekleştirilmiştir. Bu husus 3.kişi yetkilisinin beyanları ile sabittir. Bu durumda davalı 3.kişi ile borçlu mahcuzu birlikte elde bulunduruyorlar
addolunur, dolayısıyla mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup aksini davalı 3.kişinin ispat etmesi gerekir. Bu yasal karinenin aksi 3.kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı takdirde haczedilen mal borçlunun sayılır. Davalı 3.kişi 07.05.2007 tarihli faturaya dayanmış, faturanın 3.kişinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu bilirkişi tarafından belirtilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda faturadaki makinenin özellikleri itibariyle mahcuza uymadığı, haczedilen araç ile faturadaki aracın aynı olup olmadığının ticari defterler üzerinden tespit edilemediği belirtilmiştir. Bu durumda davalı 3.kişi tarafından sunulan faturanın hacizli malı kapsayıp kapmadığının tespiti halinde bu faturanın gerçekliğinin saptanması için faturayı düzenleyen firma ile davalı 3.kişinin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak faturanın ticari defterlerde, hacizli malında envanterde kayıtlı olup olmadığı tespit edilerek rapor alınması ve gerektiğinde firma yetkililerinin tanık olarak dinlenilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.