Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/7323 E. 2011/8829 K. 13.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7323
KARAR NO : 2011/8829
KARAR TARİHİ : 13.12.2011

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Taahhüdü ihlal eyleminden sanık …’ın beraatine dair … 4.İcra Mahkemesinin 11.11.2008 gün ve 2008/3198 esas, 2008/7062 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile sanık …’ın İİK’nun 340.maddesi uyarınca bir ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin … 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2009 tarih ve 2009/37 değişik … sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Yargıtay C.Başsavcılığının 28.09.2011 gün ve 2010/314815 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, 19.03.2007 tarihli taahhüd tutanağında toplam borç miktarı tüm fer’ileri ile birlikte açıkça gösterilmediğinden, sanığın taahhüdün hukuken geçersiz olduğu ve cezalandırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden itirazın bu nedenle reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre borçlu sanık hakkında … 7.İcra Müdürlüğünün 2007/532 sayılı dosyasında yürütülen takip sırasında 19.03.2007 tarihli haciz zaptında borçlu sanığın, icra müdürü ve alacaklı vekili huzurunda, “…icra dosya borcunu 244.479,83 YTL, 8.316,79 YTL işlemiş faizi, 16.079,19 YTL vekalet ücreti, 17.617,80 YTL icra harç ve giderleri ile birlikte toplam 286.493,61 YTL ve işleyecek olan faiz, icra harç ve masrafları ve bütün ferileri ile birlikte aşağıdaki tarihlerde ödemeyi kabul ve taahhüt…” ettiğini belirterek, tutanağın altına 15.08.2007 – 15.11.2007 tarihleri arasında her ay 5.000,00 TL, 15.12.2007 – 15.11.2008 tarihleri arasında her ay 22.000,00 TL ve 15.12.2008 tarihinde de dosya bakiyesi 22.463,61 TL’yi “işleyecek olan faiz, icra harç ve masrafları ile birlikte ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği”, dikkate alındığında, ödeme taahhüdünde toplam borç miktarının hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde net olarak belirlendiğinden söz edilemeyeceği, ana alacak, faiz, vekalet ücreti, icra harç ve giderleri ile birlikte toplam 286.493,61 TL olarak belirlenen miktara “…ve işleyecek olan faiz, icra harç ve masrafları ve bütün ferileri ile birlikte…” taahhütte bulunmasına karşın, belirlenen bu miktarın üzerine ne kadar faiz, icra harç ve masrafları net olarak gösterilmediğinden, taahhüt edilen borç miktarının taraflar arasında net olarak kararlaştırıldığı söylenemeyecektir. Kaldı ki, gösterilen aylarda ödenecek miktar toplandığında 308.463,61 TL gibi bir miktar ortaya çıkmakta olup, tutanağın üst kısmında kabul edilen miktardan farklı olduğu da anlaşılmaktadır.
Taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların belirlenen bu miktar üzerinde icap ve kabulde bulunması zorunludur. Ceza sorumluluğunun doğabilmesi için taahhüt esnasında ödenecek miktarın hiçbir kuşkuya yer vermeksizin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bu miktar belirlenmediğinde
hangi miktar için taahhütte bulunulduğu, kabulün de hangi miktar nazara alınarak yapıldığı saptanamayacağından, ödeme şartının ihlali halinde cezai sorumluluk doğmayacaktır.
Somut olayda dosya içerisindeki taahhütnamenin incelenmesinden de görüleceği üzere, alacaklı ile hangi bedel üzerinden icap-kabul ilişkisinin net olarak kurulduğundan, taahhüt miktarının hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlendiğinden söz edilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, … 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2009 tarih ve 2009/37 Değişik … sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’ın, taahhüdü ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.