YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12032
KARAR NO : 2011/588
KARAR TARİHİ : 31.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, dava dışı …’ın kullanımında iken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hasarlandığını, başvuruya rağmen davalı … şirketince ödeme yapılmadığını belirterek, 14.277.00 TL’nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sürücü değişikliği yapıldığını, alkollü olan davacı tarafından aracın kullanımı sırasında ve alkolün etkisiyle kazanın meydana geldiğini, Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.5 maddesi uyarınca hasarın teminat dışında kaldığını, tazminat miktarının fâhiş olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Daire’nin 15.02.2010 gün, 2009/7557 Esas ve 2010/1117 Karar sayılı bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile, 14.277.00 TL’nın, 31.03.2008 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
HUMK.’nun 275. ve devamı maddeleri uyarınca, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece, uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Trafik kazalarında hasar bedelinin hesaplanması uzmanlığı gerektiren konulardandır. Bu durumda, trafik hasar uzmanı bilirkişiden tazminat raporu alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, fatura bedeli esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 31.1.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.