YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10927
KARAR NO : 2011/4552
KARAR TARİHİ : 10.05.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın meydana gelen tek taraflı kazada ağır hasar gördüğünü sigorta şirketinin kaza tutanağında sürücünün firari olduğu belirtildiğinden hasar bedelini ödemediğini, ancak aracın davacının eşinin arkadaşı … tarafından kullanıldığını, aracın hasarlı olarak 12.000 TL’na satıldığını, sigorta bedelinin 26.790 TL olduğunu belirterek 14.790 TL farkın 3.7.2009 satış tarihinden, 8.055 TL hasar bedelinin olay tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza tespit tutanağında davacıya ait araç sürücüsünün firari olduğunun yazıldığını, kaza nedeniyle yaralanma olmadığı halde olay yerinin terk edilmesinin şüpheli olduğunu,davacının eşi …’in alkol nedeniyle ehliyetinin alındığını, hasarın kasko sigortası teminatı kapsamında olmadığın belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; aracın tek taraflı kazada hasarlandığı, sürücünün yaralanma gibi bir neden olmadığı halde olay yerini terk ettiği, davacının eşinin ehliyetine el konulduğu ispat yükünün davacıda olduğu, davacı aracın engeli olmayan biri tarafından kullanıldığını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve müziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Somut olayda, dava konusu olaydan sonra kaza tespit tutanağı düzenlenmiş, sürücünün olay yerinde bulunmaması nedeniyle sürücü belirtilmemiştir. Davacı sürücünün … olduğunu belirtmiş, sigorta şirketine de aynı şekilde ihbarda bulunmuştur. Davalı … kaza nedeniyle yaralanan olmadığını,sürücünün olay yerini terk etmesinin şüpheli olduğunu,aracı davacının eşi … Kuşvuran’ın
kullandığını, ehliyetsiz ve alkollü olduğu iddia etmiştir.
Bu konudaki ispat külfeti M.K.’nun 6 ve TTK.nun 1281/2.maddeleri uyarınca davalı … şirketine aittir.
Açıklanan nedenlerle,rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetinin kasten yerine getirilmediği veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içinde imiş gibi ihbar edildiği ve ispat yükünün yer değiştirdiği, kazanın davalı … şirketinin iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde dahi teminat dışı olduğunun somut delillerle kanıtlanması gerektiğinden, sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına hasarın teminat dışı kalmasına neden olmayacağından, mahkemece davalı vekili tarafından bildirilen deliller toplanıp ispat yükünün yer değiştirdiğinin tespiti halinde davacı sigortalıya ispat imkanı verilmek suretiyle delilleri toplanıp hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.