YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7661
KARAR NO : 2013/12973
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … çalışma alanında bulunan 114 ada 356 parsel sayılı 2.886.472,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ham toprak niteliği ile davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları tapu, vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında … tapu kaydı, vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetilğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince “HUMK’nın 409. maddesi gereğince birden fazla takip edilmeme durumu gerçekleşmediğinden “karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda HMK’nın 150/6. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, müdahil ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davanın 25.03.2008 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve süresi içinde yenilendikten sonra 24.02.2009 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretinin kabul edilmemesi ve davalı tarafın da davayı takip etmeyeceğini belirtmesi üzerine davanın ikinci kez işlemden kaldırıldığı, başka bir deyişle yenilemeden sonra bir kez takipsiz bırakıldığını, bunun yanında davacı tarafa eksik harcı ikmal etmesi için 11.01.2011, 01.03.2011, 07.06.2011 ve 01.11.2011 tarihlerinde süre verildiği halde eksik harcın tamamlanmadığı, bu durum karşısında eksik harcın ikmal edilmemesi nedeniyle Harçlar Yasası’nın emredici hükmüne göre sonraki duruşma yapılamayacağından 01.03.2011 tarihli celsede taraflarınn iradesine bakılmaksızın dosyanın işlemden kalktığının kabulü gerekeceğinden HMK’nın 150/6. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahkemece 23.11.2004 tarihli celse davacı ve müdahil vekili tarafından bir kısım parseller yönünden davanın takip edilmeyeceğinin beyan edilmesi üzerine bu parseller yönünden HUMK’nın 409. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, 25.03.2008 tarihli celsede ise davacı ve müdahil taraf vekilinin mazeret talebinin kabul edilmemesi ve davalı tarafın da davayı takip etmeyeceğini bildirmesi üzerine HUMK’nın 409. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, dava yenilendikten sonra 24.02.2009 tarihinde mazeret bildiren davacı taraf vekilinin mazereti kabul edilmemiş, davalı taraf da davayı takip etmediğinden HUMK’nın 409/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nce “23.11.2004 tarihinde sadece davacı tarafça bildirilen parseller yönünden işlemden kaldırma kararı verildiği buna göre diğer taşınmazlar yönünden HUMK’da 409. maddede öngörülen birden ziyade takip edilmeme durumunun gerçekleşmediği” gerekçesi ile karar bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 11.01.2011 tarihinde davacı tarafa eksik harcı ikmal etmek üzere 10 günlük süre verilmiş, 01.03.2011 tarihinde davacı ve müdahil taraf vekilinin bir kısım parseller hakkındaki davayı da takip etmeyeceklerini belirtmeleri üzerine bu parseller yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına, aynı zamanda eksik harcın ikmali için de 10 günlük süre verilmesine karar verilmiştir. Harç yatırılmaması nedeniyle 07.06.2011 tarihli celse de eksik harcın ikmali için gelecek celseye kadar süre verilmiş, harcın tamamlanmaması üzerine 01.11.2011 tarihli celse yine eksik harcı yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı ve müdahil vekilince 14.11.2011 tarihinde tamamlama harcı adı altında bir miktar harç yatırılmış, 25.12.2012 tarihli celsede ise mahkemece yukarıda anıldığı üzere davacı ve müdahil tarafça harcın ikmal edilmediği, davalı tarafın takip iradesi dahi olsa harcın ikmal edilmemesinin dosyanın işlemden kaldırılması sonucunu doğuracağı buna göre de HMK’nın 150/6. maddesi uyarınca ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmiştir. Ancak müteaddit kez harcın yatırılması için davacı ve müdahil vekiline süre verilmiş ise de verilen süre ihtaratında ne kadar harç yatırılacağı belirtilmemiş olduğundan bu süreler usulüne uygun değildir. Kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için tamamlanacak harç miktarının kesin süreye ilişkin ara kararda belirtilmesi gerekmektedir. Bu nedenle 492 sayılı Harçlar Kanunu 30. maddesindeki “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dâva dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça dâvaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409’uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” hükmündeki ve 6100 sayılı HMK’nın 150/6. maddesindeki” İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır” hükmündeki koşullar gerçekleşmemiştir. Davacı ve müdahil tarafa yeniden yöntemince süre verilerek, Harçlar Kanunu ve HMK’nın 150/6. maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı da nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 19.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.