Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/8110 E. 2013/13347 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8110
KARAR NO : 2013/13347
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vs. vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 31 parsel sayılı 19.407,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz pay satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … adına tespit edilmiş, davacılar … (…) … ve … (…) …’nun açtığı dava sonucunda … Kadastro Mahkemesinin 08.02.2010 tarili ve 2008/137 Esas, 2010/5 Karar sayılı kararı ile orman sınırları içinde kaldığı belirlenen 3325.88 metrekarelik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 16.081,77 metrekarelik bölümünün payları oranında davacılar ve müşterekleri olan … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; davalı … tarafından temyiz edilen karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından onanmış ve 23.12.2010 tarihinde tescil edilmiştir. Davacılar … mirasçıları … ve müşterekleri vekili 06.07.2011 tarihli dava dilekçesi ile, çekişmeli taşınmazın kök miras bırakan … ’na ait olup, bir bölümü ile ilgili mirasçıların yaptığı satışın terekeyi bağlamayacağı, aynı ada 32 parsel sayılı taşınmaz hakkında verilen kararla bu taşınmazın tesciline esas karar arasında çelişki oluştuğunu bildirerek tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın öncesinde davacıların kök miras bırakanı …’na ait iken oğlu … tarafından …’a satılıp teslim edildiği ve …’nun mirasçısı olmayıp … terekesine üçüncü kişi niteliğinde bulunan … yararına 08.01.1999 ölüm günü itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince edinme koşullarının oluştuğu açıktır. Çekişmeli taşınmazın … terekesine dahil olduğu dönemde, 15.10.2004 tarihli senetlerle bazı mirasçılar tarafından davacılardan …’na satıldığı anlaşılmakta ise de, bu satışa bütün mirasçıların katılmamış olması nedeniyle … terekesini bağlamayacağı; satış tarihi ile tespit günü arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen 20 yıllık sürenin geçmemiş olması nedeniyle davacılardan … yararına edinme koşullarının oluşmayacağı ve çekişmeli taşınmazın … terekesine dönmeyeceği tartışmasızdır. Yine; çekişmeli taşınmazın … adına tespiti üzerine, … mirasçıları … ve … tarafından açılan dava üzerine, Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucu verilen 2008/137 Esas, 2010/5 sayılı kararın tüm mirasçılarının taraf olmamaları nedeniyle … terekesi ile … terekelerini de bağlayıp kesin hüküm oluşturmayacağı açıktır. Davacılar vekili tarafından iddia edildiği gibi; çekişmeli taşınmaza komşu olan, aynı ada 32 parsel sayılı taşınmaz hakkında verilip kesinleşen karar nedeniyle yargılamanın yenilenmesini istemek de olanaklı değildir. Hal böyle olunca; mahkemece, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kesin hükmün varlığı kabul edilerek reddine karar verilmesinde isabet bulunmamakta ise de, sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün, gerekçesinin düzeltilmesine ve kararın gerekçe bölümünün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlerden alınmasına, 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.