Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2665 E. 2011/8792 K. 06.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2665
KARAR NO : 2011/8792
KARAR TARİHİ : 06.10.2011

-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 1.656 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı şirkete trafik sigortalı aracın sürücüsünün olayda tamamen kusurlu olduğunu, davalının ihtara rağmen hasar bedelini ödemediğini belirterek 1.656 TL’nın 4.8.2010 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sigortalının kusuru oranında araç başına azami 15.000 TL poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, olayın karayolunda değil şantiye sahası içinde meydana geldiğini, karayolu dışında meydana gelen olay nedeniyle zarardan sorumluluklarının bulunmadığını, avans faizi istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 1.600 TL tazminatın 4.8.2010 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı … Sigorta AŞ’nin zarara neden olan aracın trafik sigortacısı olduğunu ileri sürmüştür. Trafik sigortası, işletenin KTK’nun 85.maddesinde düzenlenen hukuki sorumluluğunu teminat altına alan sigorta türüdür. Bir zararın trafik sigortası kapsamına girebilmesi için o zararın motorlu araç tarafından karayolunda meydana getirilmiş olması gerekir. 2918 sayılı KTK’nun 3.maddesinde karayolu, trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar olarak tanımlanmıştır. Ancak anılan yasanın 2.maddesinde de bu kanunun karayolunda uygulanacağı hükme bağlandıktan sonra, aksine hüküm bulunmadığı hallerde, karayo-
.lu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu trafiği için faydalanılan yerlerin, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davalı … vekili, cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasında rizikonun meydana geldiği yerin karayolu olmadığını, şantiye sahası olduğunu, zararın sigorta teminatı dışında kaldığını savunmuş maddi hasarlı trafik kazası tesbit tutanağında kazanın Atakaş nizamiyesinde meydana geldiğinin belirtilmiş olmasına rağmen bu husus araştırılarak kazanın askeri birime ait nizamiye içinde kalan şantiye sahası olup olmadığı tesbit edilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı … vekilinin savunması üzerinde durulup, mahallinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak kazanın meydana geldiği yerin karayolu veya karayolu sayılan yerlerden ya da askeriyeye ait nizamiye alanında bulunan şantiye sahası olup olmadığı, rizikonun trafik sigortası kapsamında kalıp kalmadığının tesbiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … İsviçre Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 6.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.