YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8575
KARAR NO : 2011/8954
KARAR TARİHİ : 10.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
aflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar Orhan ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Kemal aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlardaki hisselerini davalı kardeşlerine satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … davayı kabul ettiğini beyan etmiş davalı … ise davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı … duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazlardaki borçlu hissesinin, satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu ve alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile borçlunun sattığı hisselerin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar Orhan ve Saide vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1- Davalı …’nin adresinin araştırılması sırasında aynı isimli, kızlık soyadı da Yavuz olan dava dışı Saide’nin adresi belirlenmiş ve bu adrese tebligat yapılarak davaya devam edilmiş ve karar verilmiştir. Lehine tasarruf yapılan davalı …’nin savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu durumda davalı …’ye savunma hakkı tanınmalı ve bildirdiği takdirde delilleri toplanarak sonucuna göre hüküm kurulması için hükmün bozulması gerekir.
2- Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için borcun, iptali istenen tasarruftan önce doğması dava önkoşulu olup mahkemece res’en araştırılmalıdır. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde işin esası hakkında hüküm kurulamaz. Somut olayda davacı tarafından yapılan takipteki bononun tanzim tarihi tasarrufların tarihinden sonradır. Ancak yine davacı tarafça borcun yenilendiğinden bahisle başka bir bono da dosyaya ibraz edilmiştir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmalı borcun doğum tarihi kesin olarak belirlenmeli ve doğum tarihinin tasarruflardan önce olduğu anlaşıldığı takdirde davanın diğer şartları incelenmelidir.
3- İİK’nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekir. Somut olayda davacı tarafından dosyaya kesin ya da geçici aciz belgesi ibraz edilmemiştir. Mahkemece, dava şartı olan aciz belgesinin davanın her aşamasında sunulabileceği de nazara alınarak davacı tarafa yeterli süre tanınıp sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Orhan ve …’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar Orhan ve …’a geri verilmesine 10.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.