Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/8088 E. 2013/13344 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8088
KARAR NO : 2013/13344
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 16 parsel sayılı 5997,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu açıklanarak “ağaçlık” niteliğinde Hazine adına tespit edilmiş; tutunağın beyanlar hanesinde … Orman İşletme Müdürlüğünün ilgili yazısına göre tamamının eylemli orman alanında kaldığı gösterilmiş ve 19.07.2010 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı … 11.06.2012 tarihli dava dilekçesi ile çekişmeli taşınmazın kendi kullanımında olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi zorunludur. Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesinde düzenlenmiştir. Dava; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek madde 4. maddesi uyarınca yapılmış kullanım kadastrosuna karşı askı ilan tarihinden sonra, tapunun beyanlar hanesinde davacının kullanıcı olduğunun gösterilmesi istemiyle 11.06.2012 tarihinde açılmıştır. Bu tür davalar, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesinde sayılan davalardan değildir. Hal böyle olunca; mahkemece, davanın görev nedeniyle reddine ve talep halinde dosyanın görevli ve yeterli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esastan ret kararı verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 990.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.