YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4929
KARAR NO : 2012/10294
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline ait araca, davalıya trafik sigortalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek hasar bedeli olan 4.007,87 TL’nin davalıdan tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sigortalı aracın hasarlanmasına ilişkin olarak davacının müvekkili şirkete karşı herhangi bir talep veya dava hakkı bulunmadığını belirterek davacıya yapılan ödeme sonucu düzenlenen ibraname nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davacı, davalıyı hasar bedelinden dolayı tamamıyla ibra ettiğinden ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadığından hasarın daha fazla olduğuna yönelik iddia ile yapılan takibin ve açılan davanın yersiz olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ve itirazın iptali şeklinde açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
../…
-2-
2012/4929
2012/10294
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. maddesi gereğince “Bu kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak 2 yıl içinde iptal edilebilir. “
Somut olayda, davalı şirkete trafik sigortalı araç ile davacı aracı arasında meydana gelen trafik kazasında davacı aracı hasarlanmıştır. Davalı, zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olup, sigortalısının kusuru oranında karşı araçta meydana gelen gerçek zarar miktarından azami poliçe limitine kadar sorumludur. Davalıya sigortalı aracın sürücüsünün olayda %100 kusurlu olduğu konusu ihtilafsızdır. Davalı şirket nezdinde davacı aracı üzerinde yapılan ekspertiz incelemesine göre araçta 2472,16 TL tutarında hasar olduğu tespit edilmiş ve bu meblağ 02.11.2009 tarihinde davacı tarafa ödenmiştir. Davacı vekili 24.11.2009 tarihinde davalı aleyhinde yaptığı icra takibi ile müvekkilin aracını tamir ettirmek için servise götürdüğünü, serviste toplam 4007,87 TL tutarında hasar olduğunun tespit edildiğini ve buna ilişkin fatura düzenlendiğini belirterek 4007,87 TL’nin ferileriyle davalıdan tahsilini talep etmiş, davalının itirazı üzerine eldeki işbu davayı açmıştır.
Davalı vekili, davacının 2.472 TL ödeme karşılığında kendilerini tamamen ibra ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş ise de; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. maddesi hükmü gereğince, davalı tarafça yapılan ödemenin gerçek zarar miktarı karşısında yetersiz olduğunun tespiti ve anlaşılması halinde taraflar arasında düzenlenen ibranamenin makbuz hükmünde olduğunun kabulü gerekir. Hükme esas alan bilirkişi raporunda gerçek zarar hesabı yapılmamıştır. Eksik inceleme ve hüküm kurmaya elverişli olmayan rapora dayanılarak karar verilemez.
Bu durumda mahkemece, İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek hasar konusunda uzman bilirkişiden, davacı aracında, davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen gerçek hasar bedelinin tespiti yönünden tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, önceki bilirkişi raporunun da irdelendiği bir rapor alınması, daha sonra 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. maddesine göre değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
../…
-3-
2012/4929
2012/10294
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 1.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.