Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1349 E. 2010/2121 K. 15.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1349
KARAR NO : 2010/2121
KARAR TARİHİ : 15.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 171 ada 45 parsel sayılı 10531.55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesinde … …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek Kadastro Müdürlüğü Mera Komisyonu kararına göre mera niteliğinde olması ve meradan sökülmesi nedeniyle 3402 sayılı Kanun’un 16/B maddesi gereğince mera niteliğinde orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı … …, yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişme konusu 171 ada 45 sayılı parselin çayır niteliği ile davacı … … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın mera olmadığı, davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli parselin etrafında bulunan 171 ada 41, 42, 43, 44, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 sayılı parseller de meradan açıldığından söz edilerek mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmış ve tespitleri kesinleşmiştir. Bu parsellerin etrafında bulunan ve çekişmeli parselin sınırındaki 171 ada 56 sayılı parselden sonra gelen 171 ada 103 sayılı parsel de mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Büyük bir alanı kapsayan bu parselin eylemli olarak da mera olduğu belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece, taşınmazın etrafındaki parsellerin de kadim mera olup olmadığı, büyük mera parseli ile taşınmaz ve komşu parsellerin arasında ayırıcı nitelikte doğal ya da yapay sınır bulunup bulunmadığı araştırılmamış, tek kişilik ziraat bilirkişisinin soyut raporu ile yetinilerek çekişmeli taşınmazın büyük mera parselinden açma olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden, şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik, ziraat mühendislerinden oluşan zirai bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim ve kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, taşınmaz ile etrafında bulunan aynı şekilde tespit edilen komşu parsellerin büyük mera parselinden açılıp açılmadığı, komşu parsellerin de kadim mera olup olmadığı, mera parselinden etrafının ve taşınmazın ne surette ayrıldığı, arada doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususları etraflıca sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraai bilirkişi kurulundan, önceki keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraatçi bilirkişi raporundaki bulguları da değerlendirecek biçimde, çekişmeli taşınmazın niteliği, toprak yapısı, komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler, aynı şekilde mera olarak tespit edilip kesinleşen komşu parsellerin de gerçekten köy halkı tarafından mera olarak yararlanılmak suretiyle kullanılıp, kullanılmadığı bu parseller ile kadim mera olduğu anlaşılan 171 ada 103 sayılı parsel arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, etrafındaki mera olarak kesinleşen komşu parseller de nazara alınarak mera bütünlüğünün bozulup bozulmadığı, kadim meradan elde edilip edilmediği hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, rapora taşınmazın keşif sırasında çektirilecek fotoğraflarının da eklenmesi sağlanmalı, uzman fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir kroki ve rapor düzenlettirilmeli, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirtilmeksizin eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.