Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/13224 E. 2013/13279 K. 23.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13224
KARAR NO : 2013/13279
KARAR TARİHİ : 23.12.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
3402 sayılı Yasa’nın 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında ve davacı … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 101 ada 69 parsel sayılı 15201 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 101 ada 69 parsel numarasıyla ve 14.886,40 metrekare, davalı … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 101 ada 70 parsel sayılı ve 8432 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 101 ada 70 parsel numarasıyla ve 8.775,58 metrekare olarak tespit ve tescil edilmiştir. 101 ada 69 sayılı parselin tapu kaydına “101 ada 71 parsel nolu taşınmaz malda 3 m genişliğinde 340 metrekare geçit hakkı vardır” şerhi verilmiştir. Davacı …, kesinleşmiş mahkeme kararı ile kendisine ait 101 ada 69 sayılı parsel lehine 101 ada 71 sayılı parsel aleyhine tesis edilen ve paftasına işlenen geçit hakkının uygulama kadastrosu sırasında nazara alınmayarak ve davalıya ait 101 ada 70 sayılı parsel içerisine katılmak suretiyle tespit ve tescil edildiğinden bahisle geçit hakkına konu edilen yerin adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen 22.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile tapu iptal ve tescil davasını ıslah yoluyla değiştirerek mahkeme ilamı ile tesis edilen geçit hakkına konu edilen yolun tespiti ile davalının müdahalesinin men’ini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve 101 ada 70 parsel nolu taşınmazın fenni bilirkişilerin 30.03.2012 havale tarihli krokili raporlarında sarıya boyalı (A) ve (D) harfleri ile işaretlenen toplam 255,00 metrekare alanında davacı … adına kayıtlı 101 ada 69 parsel sayılı taşınmaz yararına geçit hakkı bulunduğunun tespitine, 101 ada 69 parsel sayılı taşınmaz yararına kurulan geçit hakkının 101 ada 70 parsel sayılı taşınmaz sınırlarında kalan fenni bilirkişilerin 30/03/2012 havale tarihli krokili raporlarında sarıya boyalı (A) ve (D) harfleri ile işaretlenen toplam 255,00 m2 alana davalının vaki el atmasının önlenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 69 parsel lehine 71 sayılı parsel aleyhine 340 metrekare geçit hakkı bulunduğu, bu hakkın tapuya şerh verildiği, ancak 3402 sayılı Yasa’nın 22. maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında geçit hakkının sehven uygulanmadığı, geçit hakkının 255 metrekarelik bölümünün 70 sayılı parsel içinde kaldığı kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; davacı dava dilekçesi ile kendi parseli olan 69 parsel lehine, 71 sayılı parsel aleyhine hükmen tesis edilen geçit hakkının 22/a maddesine göre yapılan çalışmalarda nazara alınmayarak dava konusu 70 sayılı parsele katıldığı iddiası ile geçit hakkının bulunduğu bölümün adına tapuya tescilini talep etmiş iken Mahkemeye verdiği 22.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını 70 sayılı parsele karşı geçit hakkının tespiti ve müdahalenin men’i davasına dönüştürmüştür. Davanın tamamen değiştirilmesine yönelik ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmesi ve davalı tarafın diyeceklerinin beklenilmesi gerekirken, HMK’nın 177/2. maddesinde belirtilen usule uyulmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davalı …’a ıslah dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmeli, taraf teşkili sağlanmalı, davalıya yeni davaya karşı savunma imkanı tanınmalı, buna göre bildirdiği deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Islah dilekçesi tebliğ edilmeyerek taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.