YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5749
KARAR NO : 2013/13467
KARAR TARİHİ : 25.12.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulanan 680, 681, 1837 ve 1843 parsel sayılı sırasıyla 176, 488, 18455 ve 997 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, payları oranında … ve arkadaşları adına, 670 parsel sayılı 160 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı … ve arkadaşları adına, 675 parsel sayılı 548 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı … ve arkadaşları adına vergi kaydı, irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. Davalı … (…) Belediye Başkanlığının itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek taşınmazların … (…) Belediye Başkanlığı adına tesciline karar verilmiştir. Davacı …, 670, 675, 1837 ve 1843 parsel sayılı taşınmazlara, davacılar …, … ve … ise 680 ve 681 parsel sayılı taşınmazlara yönelik kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve taşınmazların kök muris …’den geldiği iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında … ve …, 670, 675, 1837 ve 1843 parsel sayılı taşınmazlara yönelik kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve taşınmazların kök muris …’den geldiği iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların davalı … (…) Belediye Başkanlığı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-müdahil … ve davacı … ile müdahil-davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve müdahil davacıların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davacı ve müdahil davacılar kadastro tespit günü itibariyle lehlerine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının oluştuğu iddiasına dayanmışlardır. Mahkemece kamulaştırma kararı nedeniyle taşınmazların kamulaştıran idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla beraber davacı ve müdahil davacıların mülkiyete ilişkin taleplerini değerlendirilme görevi kadastro hakimine ait olup, davanın ispatı halinde mülkiyetin aidiyetinin tespitine dair hüküm kurulması gerekir. Bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Diğer taraftan müdahil-davacı …, … mirasçısı olduğunu iddia etmiş ise de dosyada mevcut … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 1962/558-465 Esas-Karar sayılı veraset ilamında mirasçı olarak gözükmemektedir. Hal böyle olunca, mahkemece, adı geçene genel mahkemede hasımlı dava açmak suretiyle mirasçılık durumunu belgelendirmesi için süre verilmeli, bundan sonra bozma ilamında belirtilen diğer hususlar değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 25.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.