YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4455
KARAR NO : 2012/6780
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında 289 ada 3 parsel sayılı 219,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcısı tespit edilemediğinden Hazine adına tespit edildiği şerhi verilerek bahçe niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … taşınmazın beyanlar hanesine adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına, çekişmeli taşınmazın 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının duruşmalara katılmadığı gibi delil de bildirmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 28. maddesinde düzenlenen davanın açılmamış sayılmasına karar verme koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. Belirtilen maddede yer alan düzenlemede “davacı gerçek ve tüzel kişilerin dava sebep ve delillerini dilekçelerinde bildirmek zorunda oldukları, dilekçede bu husus bildirilmemişse hakimin gönderilecek davetiye ile, dava sebep ve delillerini bildirmesini davacıya tebliğ edeceği, davacı ilk duruşma oturumuna kadar dava sebep ve delillerini dilekçeyle veya ilk oturuma gelmek suretiyle bildirmez ise davanın açılmamış sayılmasına ve tespit gibi tescile karar verileceği” belirtilmiştir. Burada yasa koyucunun amacının davacının duruşma oturumuna katılmasını sağlamak olmayıp, davanın bir an önce sonuçlanabilmesi için dava sebep ve delillerin en geç ilk oturuma kadar bildirilmesinin sağlanması olduğu açıktır. Somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde satış senedine dayanmış, dayandığı senedin suretini dava dilekçesine eklemiştir. Yine mahkemece ilk oturumda davacıya delillerini bildirmesi için süre verilmiş ancak verilen sürenin kesin olduğuna dair davacıya ihtarat yapılmamıştır. Ayrıca kadastro davalarında davacının duruşmalara katılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece işin esasına girilip, taraflarca bildirilen ve bildirilecek olan tüm deliller toplanarak, gerekli değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.