Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/12454 E. 2013/13454 K. 25.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12454
KARAR NO : 2013/13454
KARAR TARİHİ : 25.12.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1999 yılında yapılan kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 1845 parsel sayılı 5.482,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve … oğlu …’un fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş; 2009 yılında yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda da kullanıcı adı korunmuştur. Davacı …, taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, askı ilan süresi geçtikten sonra kullanıcı şerhine karşı genel mahkemede dava açılamayacağı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise mahkemenin kabulü usul ve yasaya uygun değildir. Dava açma, hak arama hürriyeti kapsamında bir “hak” olup, kullanım kadastrosu tespitlerine karşı askı ilan süresi geçtikten sonra, 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemelerde dava açılmasını kısıtlayan bir yasa hükmü bulunmadığı gibi, 3402 sayılı Yasa’nın Ek-4. maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışmalarına karşı, askı ilan süresinden sonra aynı şekilde dava açılmasını yasaklayan bir yasa hükmü de yoktur. Somut olayda, çekişmeli 1845 parsel sayılı taşınmaz, 1999 yılında kadastoya tabi tutalarak, davalı … lehine kullanıcı şerhi verilmek suretiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2009 yılında Kadastro Müdürlüğünce yapılan güncelleme işlemi ile, kullanıcı olarak davalı …’un adı korunmuştur. Güncelleme listesi 31.08.2009 ila 30.09.2009 tarihleri arasında askı ilanına alınmış, dava ise, askı ilan süresi geçtikten sonra, 05.11.2010 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Kullanım kadastrosu ve güncelleme çalışmalarına karşı askı ilan süresi içinde açılacak davalarda kadastro mahkemeleri, askı ilan süresinden sonra açılacak davalarda ise genel mahkemeler görevlidir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK. uyarınca askı ilanından sonra açılacak davalarda görevli mahkeme, tapu kayıtlarındaki nüfus bilgilerinin düzeltilmesine ilişkin davalar yönünden Sulh Hukuk Mahkemeleri, diğer davalar yönünden ise Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Somut olayda dava, 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden önce açıldığına göre, görev kurallarının 1086 sayılı HUMK. çerçevesinde değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, güncelleme çalışmasına yönelik olduğu ve askı ilan süresinin geçmesinden sonra açıldığı anlaşılan davada, mahkemece işin esasına girilerek, deliller toplanıp, 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi ile buna dair çıkarılan 2009/15, 2011/2 ve 2012/5 sayılı genelgeler çerçevesinde değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 25.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.