Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12074 E. 2011/8543 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12074
KARAR NO : 2011/8543
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, meydana gelen trafik kazasına ilişkin 1.486.00 TL hasar bedelinin faiziyle birlikte rücuen tahsili için başlattıkları ilâmsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kabulü ile, davalının takibe itirazının iptaliyle takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, İİK.’nun 67. maddesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davanın kasko sigorta poliçesine dayalı rücu davası mı yoksa trafik sigorta poliçesine dayalı içe rücu davası mı olduğunu açıklamamıştır. Ancak, davalı aracının trafik sigorta poliçesinin davacı şirket nezdinde bulunması, kasko sigortasının ise dava dışı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi’nce düzenlenmesi, kaza tespit tutanağında ve takip talebinde, sigortalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı KTK.’nun 65/1-g maddesini ihlal ettiğinin belirtilmesi karşısında, istemin trafik sigorta poliçesine dayalı içe rücu davası olduğu anlaşılmaktadır.
2918 Sayılı KTK.’nun 65/1-g maddesinde, “Yükün, karayoluna değecek, düşecek, dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak, gürültü çıkaracak şekilde yüklenmesi yasaktır. ” hükmü yer almaktadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde, zarar görenlere ödemede bulunan sigortacının, hangi hallerde sigorta ettirene rücu edebileceği açıklanmıştır.
Bu durumda mahkemece, davanın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesine dayalı içe rücu davası olduğu nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 3.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.