Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8796 E. 2011/8836 K. 06.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8796
KARAR NO : 2011/8836
KARAR TARİHİ : 06.10.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespite ilişkin davada Ankara 24.Asliye Hukuk ve Ankara 4.Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R –
Dava, davacının kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle üçüncü kişiler ile davalı banka arasında kredi kartı sözleşmesi yapılarak kredi kartı düzenlenmesi ve söz konusu kredi kartının kullanılmasından dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Ankara 24.Asliye Hukuk Mahkemesince,kredi sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında olduğu bildirilerek görevsizlik kararı verilmiştir .
Ankara 4. Tüketici Mahkemesi ise, davalı ile tüketici kredi sözleşmesini akdedenin davacı değil, davacının kimliğini kullanan dava dışı üçüncü kişiler olduğunu, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğini, uyuşmazlığı doğuran asıl ilişkinin haksız fiilden kaynaklandığını belirterek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder.Kredi veren ise, mevzuatları gereği nakit kredi vermeye yetkili
olan banka özel finans kuruluşu ve finansman şirketlerini ifade eder. Tüketici de, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Davalı banka ile kredi kartı sözleşmesini akdedenin davacı değil, davacının kimliğini çalan dava dışı üçüncü kişiler olduğunun iddia edilmesi nedeniyle taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceği açık olup, uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişki, “haksız fiil”den kaynaklandığından (HGK.nun 17.02.2010 tarih, 2010/4-61 esas, 2010/84 karar) uyuşmazlığın genel hükümlere göre Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Ankara 24.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 07.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.