Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/871 E. 2011/2408 K. 17.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/871
KARAR NO : 2011/2408
KARAR TARİHİ : 17.03.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (alacaklı) vekili, Konya 8. İcra Müdürlüğü’nün 2007/8308 Esas sayılı dosyasında 14.04.2009 günlü haczin uygulandığı iş yerinin ödeme emrinin de tebliğ edildiği takip borçlularına ait adres olduğunu, aynı dosyadan iki kez hacze gidildiğini ve davacı şirketin borçlu Seymak Otomotiv Ltd. Şti.’nin eski çalışanları ve akrabaları tarafından kurulmuş paravan şirket olduğunu, zaten üretilen dorseler üzerine …markasının vurulduğunu, mahcuzların davalı borçluya ait olduğunu, örtülü iş yeri devri yapıldığını, ancak İİK’nun 44. madde gereklerinin de yerine getirilmediğini, bu nedenle BK’nun 179. maddesi gereğince devralanın da işletmenin borçlarından sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında ticari ilişki olduğunu, borçlu …Ltd. Şti.nden dorselerin ham ve yarı mamul olarak alındığı için üzerlerinde …markasının yazdığını, arada organik bağ bulunmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “hacizde borçlu şirket yetkililerinin hazır olmadığı, üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında organik bağ bulunmadığı, mahcuzların davacı tarafından SGK’nın taraf olduğu ihalede satın alındığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davasıdır.
Dava konusu haciz, borçlu …Otomotiv Ltd. Şti.nin takip adresinde uygulanmış olup, bu hacizden önce aynı yerde 14.11.2007 ve 03.04.2008 tarihlerinde iki kez borçlu şirketin yetkilisi huzurunda haciz yapılmıştır. Bu durumda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. Dava konusu hacizle ilgili, İcra Müdürlüğü tarafından yanlışlıkla İİK’nun 99. maddesinin uygulanması ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğurmayacaktır. Bu durumda ispat yükü altında olan üçüncü kişinin karinenin aksini her türlü kanıtlaması mümkündür.
Davacı üçüncü kişi, hacze konu bükme makinesini borçlu hakkında yürütülen bir başka takip dosyasında kesinleşen ihalede 30.06.2008’de satın aldığını belirtmiştir. Aynı ihalede borçluya ait toplam 40.000,00.-TL üzerinde hacizli malı pazarlık sureti ile 23.316,00.-TL’sına satın aldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, sunulan faturalardan da 27.08.2008 tarihi itibarı ile borçludan toplam 49.560,00.-TL değerinde mal satın aldığı görülmektedir.
Davacının, aynı alanda faaliyet göstermeleri nedeni ile içinde bulunduğu mali durumu ve haciz tehdidi ile karşı karşıya olduğunu bilebilecek durumda olduğu halde; borçlunun ticari emtiasının önemli bir bölümünü devralması genel yaşam deneyi kuralları ile bağdaşmamaktadır.
Diğer yandan İİK’nun 280/3. maddesi hükmü gereğince de ticari emtiasının önemli bir bölümünü borcun doğumundan ve takip tarihinden sonra devreden borçlunun, alacaklısına zarar verme kastı ile hareket ettiğinin ve devralan üçüncü kişinin de bu durumu bildiğinin kabulü gerekir. Davacı, bu yöndeki yasal karinenin aksini ise iddia ve ispat edememiştir.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular karşısında üçüncü kişi ve borçlu …Otomotiv Ltd. Şti. arasında alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik örtülü iş yeri devri yapıldığının kabulü
ile davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.