YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13916
KARAR NO : 2013/13241
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 148 ada 7 parsel sayılı 801,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz ile üzerindeki zeytin ağaçlarının …’in kullanımında olduğu şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, dava konusu taşınmazın bir bölümünün kendi kullanımında olduğu iddiasıyla bu bölüm yönünden lehine zilyetlik şerhi verilmesi talebi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile beyanlar hanesinin hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 489,27 metrekarelik bölümünün davacı … ve davalı …’in kullanımında olduğu şeklinde tashihine, tutanağın bu şekilde tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, niteliği itibariyle 3402 sayılı Yasası’nın Ek-4. maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosundan kaynaklanan tespite itiraz niteliğinde olup, mahkemece, çekişmeli taşınmazın hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı ve davalının kullanımında olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Ne var ki; davacı, zilyetlik iddiasını taşınmazın maliki olan Hazineye karşı da kanıtlamak zorunda olduğu halde Hazine davada taraf olarak yer almamış; dosyadaki evraklardan, dava konusu … Köyü 148 ada 7 parsel sayılı taşınmazın aynı zamanda … Kadastro Mahkemesinin 2013/62 Esas sayılı dava dosyasında da davalı olduğu ve bu davanın halen derdest olduğu anlaşıldığı halde davaların birleştirilmesi gerektiği üzerinde durulmamış olması nedeniyle araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca aynı taşınmazla ilgili kadastro davalarının birlikte görülmesi gerektiği ve taraf teşkilinin dava şartı olduğu göz önüne alınarak dava konusu 148 ada 7 parsel sayılı taşınmazla ilgili, kadastro mahkemesinin 2013/62 Esas sayılı dava dosyası ile dava dosyası birleştirilmeli, taşınmazın maliki Hazine de davaya dahil ettirilerek taraf koşulu sağlanmalı; birleşen dosyaların taraflarının iddia ve savunmaları belirlenmeli, bundan sonra davanın esasına girilerek gerekli araştırma ve inceleme yapılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, tutanak asılları dosyaya getirtilen, ancak keşif sırasında dava konusu olmadığı anlaşılan 148 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların tutanak asıllarının kesinleştirme işlemleri yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmemesi de isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.