YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3106
KARAR NO : 2011/4921
KARAR TARİHİ : 17.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 17.782 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, 17.782 TL’nin davalıdan tahsiline, 7100 TL için temerrüt tarihi olan 22.11.2008 tarihinden yasal faiz işletilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacının trafik kazası sonucu yaralanması nedeni ile daimi maluliyete uğradığı ileri sürülmüş, mahkemece Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 06.11.2008 tarihli sağlık kurulu raporuna itibar edilerek maddi tazminata hükmedilmiştir. Oysa, daimi maluliyete ilişkin alınacak raporun, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
O halde, mahkemece, Adli Tıp Kurumu ihtisas dairesinden, davacının maluliyet durumuna ilişkin tüzüğe uygun yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz sağlık kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Hükme esas alınan Avukat …’ın 24.11.2009 tarihli aktüerya raporunda, muhtarlık yazısına göre davacının inşaat işçisi olup aylık 900 TL kazancı olduğu ve bunun da 481 TL olan asgari ücretin yaklaşık 2 katı olduğundan, yapılan hesaplamada davacının geliri asgari ücretin 2 katı olarak kabul edilmiştir. Yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında ise, davacının hamallık yaptığı bildirilmiştir. Davacının düzenli ve sürekli gelirine ilişkin başkaca deliller usulünce toplanmadan, ilgili meslek kuruluşundan emsal gelir araştırılmadan, Sosyal Güvenlik Kurumdan davacıya ait kayıtlar ve varsa ödemelere ait belgeler istenmeden asgari ücretin 2 katı olan aylık 900 TL gelire göre hesaplanan rapora itibar edilerek yazılı şekilde eksik inceleme ile iş gücü kaybı tazminatına hükmedilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Finans Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 17.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.