YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/781
KARAR NO : 2011/8191
KARAR TARİHİ : 27.09.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın müvekkiline ait araca çarpması nedeniyle davacı aracının da kaldırıma çıkarak beton çiçekliğe çarpması sonucu hasar gördüğünü, kazaya neden olan aracın sürücüsü, maliki ve trafik sigorta şirketinin hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL. tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, olayın belirtilen yer ve şekilde meydana gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; olayın belirtilen yerde meydana geldiğini davacının ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı …, kazaya neden olduğu iddia edilen aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısıdır.
Davacı taraf kaza tesbit tutanağı, tanık beyanlarına dayanmıştır. Davalı … ise, davacı aracındaki hasarın davalı sigortalı araç ile çarpışması neticesi oluşmadığını, bu nedenle kazanın iddia edilen yerde ve tarihte olmadığını savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kazanın ihbar edilen yerde ve şekilde meydana gelip gelmediği, dolayısıyla teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2918 sayılı KTK’nun 91 ve … Genel Şartlarının A.1.maddesinde, “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet ver-
miş olmasından dolayı, 2918 sayılı KTK’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” hükmüne yer verilmiştir. Diğer bir anlatımla, trafik sigortası üçüncü şahıslara verilen zararları karşılamaktadır. Aynı yasanın 92 ve Genel Şartların A.3.maddesinde sigorta teminatı dışında kalan halleri saymıştır.
Somut olaya gelince; trafik kazasından sonra taraflar arasında kaza tutanağı düzenlenmiş, davalıya sigortalı aracın sağ yan tarafı ile davacı aracının sol yan tarafına çarpması sonucu davacı aracının kaldırımda bulunan beton çiçekliğe ön tarafı ile çarptığı belirtilmiş, keşif mahallinde dinlenen tanıklar kaza tesbit tutanağını doğrulamışlardır. Buna göre davacı taraf, kazanın olduğu yeri ve nasıl olduğunu tanık anlatımlarıyla kanıtlamıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda olayın iddia edildiği yerde meydana gelmediği belirtilmiş ise de, araçlar üzerinde çarpma noktaları, hasarlar ve tanık beyanları değerlendirilmemiştir. Bu hali ile bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu durumda mahkemece, rizikonun ihbar edilenden farklı olarak ne şekilde gerçekleştiği konusunda ispat külfeti davalı sigortada olup, varsa davalı tarafın delilleri sorulup toplanmalı, ondan sonra İTÜ veya KTK’nun kurumlardan seçilecek kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişi kurulundan dosyadaki tüm deliller, araçtaki hasar durumları çarpma noktaları ve alınmış bilirkişi raporları ve tanık beyanları değerlendirilerek araçlardaki hasarların birbiri ile uyumlu olup olmadığı, yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda hasarın sigorta poliçesi genel şartlarında sayılan teminat dışı veya ihbar yanlışlığının salt sigortacının rücu hakkına önlemeye yönelik olup olmadığı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.