YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6615
KARAR NO : 2010/2164
KARAR TARİHİ : 16.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 136 ada 13, 141 ada 36 parsel sayılı 1828.75 ve 1171.16 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 136 ada 13 parsel sayılı taşınmaz zilyetlik nedeniyle ve ölü olduğu belirtilmek suretiyle … adına, 141 ada 36 parsel ise tapu kaydı nedeniyle … ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde çekişmeli 141 ada 36 parsel sayılı taşınmazda davalıların haklarının olmadığı iddiasına, davacı … ve müşterekleri vekili ise 136 ada 13 ve 141 ada 46 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 136 ada 13 ve 141 ada 36 parsel sayılı taşınmazların 2 payının …, 1 payının …, 1 payının … adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece davacı … ve müştereklerinin dayandığı tapu kaydının çekişmeli 141 ada 36 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Davacı ve davalı taraf Şubat 315 tarih 39, 40, 53 ve 75 sıra numaralı tapu kayıtlarına ve bu kayıtların tedavüllerine dayanmışlardır. Mahkemece, tarafların dayandığı tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmediği gibi, dosyada mevcut tapu kayıtlarındaki pay durumu ile bilirkişi raporundaki pay durumu farklı olup, her iki pay durumu mahkemenin kabulüne de uygun düşmemekte dosya kapsamından tapu malikleri arasında paylaşma veya pay satışı olup olmadığı da anlaşılamamaktadır. Hal böyle olunca, tarafların dayandıkları tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte eksiksiz olarak getirtilerek, tapu konusunda uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmak suretiyle tapu kayıtlarının tüm tedavüllerindeki pay durumu tereddüte yer bırakmayacak biçimde kesin olarak belirlenip sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle 141 ada 36 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA,
2- Davacılar … ve …’in 136 ada 13 parsel sayılı taşınmazla ilgili temyizine gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacı … ve müştereklerinin dayandığı tapu kaydının kapsamında kalmadığı, davacı ve davalı tarafın müştereken zilyetliğinde olduğu ve paylaşılmadığı kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; taşınmazın kimden geldiği, kimi tarafından zilyet edildiği ve paylaşılıp paylaşılmadığı konusunda yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar ayrı ayrı dinlenilip, bu şahıslardan taşınmazın kimden geldiği, kim tarafından ne kadar süre ile zilyet edildiği, davacı ve davalı tarafın müştereken zilyetliğinde olup olmadığı, taşınmazın taraflar arasında paylaşmaya tabi tutulup tutulmadığı, paylaşmaya tabi tutulmuş ise kime isabet ettiği, diğer paydaşlara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer paydaşlara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırıldıktan sonra karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile 136 ada 13 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA, 16.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.