Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/8484 E. 2013/12940 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8484
KARAR NO : 2013/12940
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
… Köyü çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sırasında 116 ada 1 parsel sayılı 3.985,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı üzerindeki iki adet kargir binanın 20 yıldan beri … oğlu …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek bahçe niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar … ve … vekili, tespit tutanağında ve tapu kaydında …’in baba adının sehven “…“ olarak yazıldığını, ayrıca taşınmazın yarısının kullanımının … oğlu …’e ait iken tamamının … adına yazıldığını belirterek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve 116 ada 1 parselin beyanlar hanesinde yazan “… oğlu …” isminin ”… oğlu …” olarak düzeltilmesine ve beyanlar hanesinde adı yazılmayan ”… oğlu …” isminin tapu kaydının beyanlar hanesine eklenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4/1-c ve 382/ç-1. maddeleri kapsamında “taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılmasına” ilişkin dava olarak değerlendirilmesi suretiyle davacılardan …’in beyanlar hanesindeki baba adının düzeltilmesine, …’in ise tapu kaydının beyanlar hanesine adının eklenmesine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davaya konu taşınmaz 5831 sayılı Yasa’nın 8. maddesi ile 3402 sayılı Yasa’ya eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosu ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Dava hem isim tashihi hem de 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılarak kullanım kadastrosuna tabi tutulan taşınmazdaki zilyetlik şerhine yöneliktir. Uyuşmazlığın çözümü TMK.nın 973. maddesinde, “…Birşey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir…” şeklinde tanımlanan zilyetlik olgusunun belirlenmesi ile mümkündür. Davanın gayrimenkule ilişkin olması nedeniyle Hazineye karşı ispat yükümlülüğü bulunan ve özen gösterilmediğinde hak sahibi değişikliği sonucunu doğurabilecek olan bu tür davaların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4/1-c ve 382/ç-1 maddeleri kapsamında kabul edilip işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamaktadır. Mahkemece; davacıların gerek isim tashihi ve gerekse zilyetlik şerhi verilmesine yönelik taleplerinin Asliye Hukuk Mahkemesinde değerlendirilmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.