YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5079
KARAR NO : 2011/7208
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’nun müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı …’ya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiş, yargılama sırasında davalı …’in taşınmazı elden çıkarması nedeniyle taşınmazın değeri olan 20.000.TL. üzerinden bedele çevirmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece davalıların bacanak olmaları nedeniyle davanın kabulüne ve 20.000.00 TL alacağın müteselsilen sorumlu olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak tasarrufun iptali davalarında İİK.nun 283/2 maddesi uyarınca borçlu ile işlemde bulunan üçüncü kişi
2011/5079
2011/7208
satın aldığı malı elden çıkarmış ise o malın elden çıkarıldığı tarihteki değeri oranında tazminata mahkum edilir. Borçlunun ise hakkında zaten devam eden bir takip bulunması nedeniyle davalı üçüncü kişi ile birlikte ayrıca tazminatla yükümlü tutulmaması gerekir. Somut olayda davalı üçüncü kişi …’nın borçludan satın aldığı taşınmazı elden çıkarması nedeniyle sadece kendisinin tazminatla sorumlu tutulması gerekirken mahkemece borçlu davalının da tazminatla sorumlu tutulması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinin sonundaki “davalılardan alınarak” tümcesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “davalı …’dan alınarak” tümcesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 7.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.