Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/2206 E. 2010/2504 K. 25.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2206
KARAR NO : 2010/2504
KARAR TARİHİ : 25.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 411 ada 32 parsel sayılı 11260.65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu …’a ait olmakla birlikte sit alanı sınırları içinde kalması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiş; tutanağın beyanlar hanesine “sit içinde kalmaktadır.” şeklinde şerh verilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün davacı … adına tesciline, taşınmazın 1. derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine; çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın temyize konu olan ve uzman bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi bakımından, üç kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulu, yerel bilirkişiler ve zilyetlik tanıkları ile uzman fen bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve zilyetlik tanıklarından, çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kesintiye uğrayıp uğramadığı gibi hususlar tek tek olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılmalı; özellikle davacı, …’den satın almaya dayandığı halde, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanığının çekişmeli taşınmazın babasından davacıya kaldığının bildirilmeleri nedeniyle doğan çelişki de giderilmeli; dinlenecek yerel bilirkişi ile zilyetlik tanıklarının beyanları arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmeli; tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde hazır olacak tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli bölümün tarımsal niteliğini bildiren, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini açıklayan komşu parsellerle karşılaştırılmalı değerlendirmeyi içeren, ayrıntılı ve üzerine fen bilirkişisi tarafından çekişmeli taşınmazın kadastral sınırları işaretlenmiş, değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflar ile desteklenen rapor alınmalıdır. Aynı şekilde, keşfe katılacak fen bilirkişisinden, keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak veren, ayrıntılı yerel bilirkişi, zilyetlik tanıkları ve tespit bilirkişilerinin zemin üzerindeki anlatım ve gösterimleri işaretlenen ve kadastro haritası ile bölgeye ait sit haritasını çakıştırmalı şekilde gösteren rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.