Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1353 E. 2010/2122 K. 15.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1353
KARAR NO : 2010/2122
KARAR TARİHİ : 15.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 63, 158 ve 102 ada 181 parsel sayılı 3422.38 ve 2488.04, 195018.51 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 101 ada 63 parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı …, 101 ada 158 parsel 2000 yılında imar ve ihya ile tarla haline getirilmesi ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşmaması, 102 ada 181 parsel ise, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde adına tespit edilen 101 ada 63 parselin miktar itibariyle eksik tespit edildiği, 6.678 m2’sinin Hazineye yazıldığı; ayrıca, 102 ada 181 parselin içinde kalan bir bölümün murisinden intikal ile 60 yılı aşkın zilyetliğinde bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının kabulü ile; 101 ada 63 parselin tespit gibi tesciline, 101 ada 158 parselin davacı … adına tesciline, 102 ada 181 parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 7505,68 m2’lik bölümünün yeni bir parsel altında davacı … adına tesciline, (B) harfi ile gösterildiği şekilde 102 ada 181 parselin yüzölçümünün 187512,82 m2 olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 101 ada 158 sayılı parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- 102 ada 181 sayılı parsele yönelik Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Taşınmazın teknik bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 7505.68 metrakarelik bölümü hakkında davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli değildir. Çekişmeli taşınmazın güney ve doğu sınırında bulunan Gülümuşağı Köyü çalışma alanında kalan 106 ada 37 sayılı parselin mera olarak sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. Taşınmaz meraya sınır olmasına rağmen usulüne uygun mera araştırması yapılarak, meranın devamı niteliğinde olup olmadığı, mera ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı araştırılmamış, 3 kişilik, uzman ziraat mühendislerinden oluşan zirai bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmazın sınırında ve komşu köyde bulunan 106 ada 37 sayılı parselin kadastro tespit tutanağı ve ekleri ile mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis kaydı ve haritası getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 ziraat mühendisinden oluşan zirai bilirkişi kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında varsa mera tahsis kaydı ve haritası yerel bilirkişiler yardımı ile fen bilirkişisi tarafından uygulanarak kapsamı belirlenmeli, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim ve kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı, komşu köy mera parselinden nasıl ayrıldığı, mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı husuları tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın niteliği, toprak yapısı, komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler ve taşınmaz ile komşu mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını belirtecek şekilde önceki ziraat bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, uzman fen bilirkişisine keşfi ve uygulamaları izlemeye, beyanları denetlemeye olanak verecek şekilde rapor ve kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirtilmeksizin eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğu gibi taşınmazın geri kalan (B) harfi ile işaretli bölümünün yüzölçümünün belirtilmesi ile yetinilerek bu bölüm ile ilgili tescil hükmü kurulmamış, bir başka ifade ile sicil oluşturulmamış olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.