Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/11525 E. 2012/10763 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11525
KARAR NO : 2012/10763
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalı … Sigorta AŞ., …, … ve … vekilince istenmiş davalı … Sigorta AŞ vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 9.10.2012 Salı günü davalı … Sigorta AŞ. vekili Av. … geldi. Diğer davalılar ve davacılardan gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı … Sigorta AŞ. vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili; Davalıların maliki, sürücüsü ve ZMSS olduğu özel halk otobüsünün, yol kenarında cep içerisinde otobüs bekleyen … ve …’e çarparak, …’in ölümüne, …’in ağır biçimde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, diğer davalılar …’nın ve… Toplu Taşıma San. ve Tic. AŞ.’nin de gerekli gözetim ve denetimi yapmamaları nedeniyle kazadan sorumlu olduklarını belirterek, fazlaya ilişkin talep
../…

-2-
2011/11525
2012/10763

hakları saklı kalmak kaydıyla; Her bir davacı için 100,00 TL olmak üzere toplam 500,00 TL maddi; … lehine eşinin ölümü nedeniyle 40.000,00 TL, kendi yaralanması nedeniyle 15.000,00 TL; diğer davacıların her biri için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 115.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Sigorta AŞ. vekili; ZMSS olan müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, müvekkilinden dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini; Davalı … ve… Toplu Taşıma Sanayi ve Ticaret AŞ. vekilleri, davada kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini; Davalı … ve … vekili, kazada davacı … ile müteveffa …’in kusurlu olduklarını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu öne sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; Davanın kısmen kabulü ile; Davacı … için tedavi ve iyileştirme bedeli 642,95 TL, müteveffa …’in desteğinden yoksun kalması nedeniyle 18.125,95 TL ve cenaze gideri 1.095,00 TL olmak üzere toplam 19.863,90 TL; Davacı … için 10.711,66 TL maddi tazminatın, davalı sigortacıdan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar …, …, … Sigorta AŞ. ve …’ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline; Davacı …, … ve …’in maddi tazminat istemlerinin reddine; … lehine kendisi için 10.000,00 TL ve eşinin ölümü nedeniyle 30.000,00 TL, davacı … için 10.000,00 TL, davacı … için 10.000,00 TL, davacı … için 10.000,00 TL, davacı … için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar …, … ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlı-

../…

-3-
2011/11525
2012/10763

ğı’ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline; Davalı … Sigorta AŞ.’ye açılan manevi tazminat davasının reddine; Davalı… Toplu Taşıma Sanayi ve Ticaret AŞ.’ye açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalı …, … Sigorta AŞ. ile … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu ölüm ve cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Kazayı yapan aracın halk otobüsü olduğu, halk otobüsü hatlarının Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan ayrı bir tüzel kişiliği bulunan İETT Genel Müdürlüğü’nün uygulama ve sorumluluk alanında bulunduğu göz önünde tutularak, davalı …’na yönelik davanın husumet yönünden reddi gerekirken, bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.
3-Davalı sigorta şirketinin zararı giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu’nun 99/1. maddesinde, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde sigorta limiti kapsamındaki miktarların ödenmesi gerektiği düzenlenmiş olup, aynı hükme Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 12. maddesinde de yer verilmiştir. Diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü, ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise, dava tarihinde muaccel hale gelmektedir. Somut olayda, davacılar tarafından davalı sigorta şirketine dava tarihinden önce bir başvuru yapıldığı ispatlanamadığına göre sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.

../…

-4-
2011/11525
2012/10763
4- Mahkemece, hüküm altına alınan harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin kabul ve red oranına göre davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davalı … Sigorta AŞ.’ye yönelik manevi tazminat istemi reddedilmiştir. Buna rağmen, manevi tazminat miktarına tekabül eden harçtan … Sigorta AŞ.’nin sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
5- Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.’nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Bu husus dikkate alındığında, somut olayda, annenin vefatı nedeniyle eş ve çocuklar lehine takdir olunan manevi tazminat miktarının yüksek olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı …, … Sigorta AŞ. ile … ve … vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan … Sigorta AŞ.ye verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar …, … ve … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …, … Sigorta AŞ., … ve …’e geri verilmesine 9.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.