YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14158
KARAR NO : 2013/13741
KARAR TARİHİ : 30.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucunda … Mahallesi çalışma alanında bulunan 166 ada 25 parsel sayılı 420,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz ve üzerindeki tek katlı binanın … ve …’nün kullanımında olduğu şerhi verilerek bahçe niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, taşınmazın eşit paylarla davalı … ve kendi kullanımında olduğu iddiası ile adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, beyanlar hanesindeki şerhin iptaline, beyanlar hanesine “taşınmaz ve üzerindeki 2 katlı kargir binanın … mirasçıları …, …, …, …, …, … ile …’nün kullanımında olduğunun yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerindeki evin 2. katının davacı tarafından yaptırıldığı, bu nedenle davacının adının da kullanıcı olarak beyanlar hanesine eklenmesi gerektiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava beyanlar hanesinde lehlerine kullanıcı şerhi verilen … mirasçılarının payına yöneliktir. Taşınmazın kullanım durumuna ilişkin olarak duruşmada dinlenen davalı tanığı … ile diğer tanıkların beyanları arasında çelişki bulunmasına rağmen çelişki giderilmediği gibi yine taşınmaz üzerindeki binanın kim tarafından yaptırıldığı konusundaki beyanlar arasındaki çelişki de giderilmemiştir. Ayrıca davacı dilekçesinde taşınmaz hakkında annesi ve kendisi lehine zilyetlik şerhi verilmesini istediğine göre bu taşınmazın davacının miras bırakanı …’den kalmış olması halinde mirasçılar arasında kullanma ve taşınmaz üzerindeki eve ilişkin paylaşma olup olmadığı da araştırılmamıştır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, mahallinde yerel bilirkişi ve yöntemince belirlenecek taraf tanıkları ile keşif yapılarak 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasa ile eklenen ek 4. maddesi uyarınca yerel bilirkişi ve tanıklara çekişmeli taşınmazın fiilen ve ne kadar süreyle kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanımın ne şekilde sürdürüldüğü, taşınmaz üzerindeki binanın kim tarafından yaptırıldığı ve halen kimler tarafından kullanıldığı, taşınmazın …’den intikal etmesi durumunda Necip mirasçıları arasında taşınmazın kullanımına ve üzerindeki eve ilişkin yöntemince paylaşma yapılıp yapılmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.