Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/10414 E. 2012/3961 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10414
KARAR NO : 2012/3961
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, müvekkili tarafından sigortalısına 13.440 TL hasar bedeli ödendiğini, davalı aracının trafik sigortacısından 5.000 TL tahsil edildiğini, davalı sürücünün kazada %75 kusurlu olduğunu, kusur oranına ve tahsilata göre müvekkilinin 5.080 TL bakiye zararının rücuan tahsili için davalılara yönelik başlatılan icra takibine itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davayı kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı sigorta şirketinin, sigortalının zararını tazmin ettiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, kasko sigortası poliçesinde Düzce Akbank Şubesi’nin dain mürtehin sıfatı olduğunu belirterek hasar bedelinin adı geçen bankaya ödendiğini
bildirmiştir. Düzce Akbank Şubesi ise 15.12.2010 tarihli cevabi yazısında, poliçeye ilişkin hasar ödemesinin 05.08.2005 tarihinde yapıldığını belirterek, belgelerin iki yıl süresince şube arşivinde saklandığını, bu nedenle ödemeye ilişkin belgelere ulaşılamadığı bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacıya hasar ödemesine ilişkin delillerini bildirmek üzere süre verilmesi, banka merkezinden ödemeye ilişkin belgelerin sorulması, gerektiğinde bankanın ve davacı sigorta şirketinin kayıtları üzerinde bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.