Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/4420 E. 2013/4541 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4420
KARAR NO : 2013/4541
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : … VE MÜŞTEREKLERİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında Koman Köyü çalışma alanında bulunan …,… ada 13 parsel sayılı sırasıyla 137.75, 132.58, 289.14 ve 170.30 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı  zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 118 ada 47 parsel sayılı taşınmaz …,… 118 ada 48 parsel sayılı taşınmaz … … ve … …, 118 ada 49 parsel sayılı taşınmaz ölü olduğu belirtilerek …, 158 ada 13 parsel sayılı taşınmaz eşit hisselerle …, … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, satın alma ve  kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak  adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece  yapılan yargılama sonunda davanın verilen kesin süre içinde keşif giderlerinin yatırılmaması karşısında ispatlanamaması nedeniyle reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için, öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmiş olması gerekir. Bundan sonra belirlenecek masraflar kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgililere makul bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da, bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiyelerin muhatabına ulaşabilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına özen gösterilmeli, bu ara kararına uymamanın sonuçları, hazır bulunan davacıya ihtar edilip, hazır bulunmayanlara usulen tebliğ edilmelidir. Somut olayda; keşif masrafının yatırılması gereken son gün ile keşif günü arasında yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiyelerin muhatabına ulaşabilmesi için yeterli süre bulunmadığı gibi, ihtarın davacı tarafa tebliği ile keşif günü arasında 7 günlük bir zaman bulunmakta olup mahkemece tayin edilen 14 günlük sürenin de henüz dolmamış olması nedeniyle keşif ara kararının yöntemine uygun olduğundan söz edilemez. Usulüne uygun olmayan ara kararına dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.