YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8421
KARAR NO : 2012/2052
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 36.000 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının trafik sigortasından 12.500 TL tahsil edildiğini, davalının olayda tam kusurlu olduğunu belirterek bakiye 23.500 TL’nın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili kusur oranını, hasar miktarını kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.500 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Sürücüler arasında düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tesbit tutanağında davalı, İzmir’den Turgutlu istikametine giderken oto pazarına girmek için sağ emniyet şeridine yanaştığını, arkasından gelen davacıya sigortalı aracı farketmeyerek aniden yolu ortalamış olduğunu, bunun üzerine geriden gelen davacı taraf aracının, kendisine ait araca çarpmamak için direksiyonu kırıp orta refüje çıktığını, aynaları kontrol etmesine rağmen davacı aracını göremediğini ve yolu ortaladığını, imzalı beyanı ile ifade etmiş; davacıya sigortalı aracın sürücüsü dava dışı … otopazarına girmek için emniyet şeridinde bekleyen davalı aracının aniden
yolu ortalaması nedeniyle ona çarpmamak için orta refüje girdiğini belirtmiştir. Davalı mahallinde yapılan keşifte ise; aracı ile…’den gelip oto pazarına dönmekte iken sinyalini verdiğini, sol tarafa yanaştığını, göbekten tam dönmek üzereyken ortasından davacı taraf aracının geldiğini, kendisini sollayıp geçtiğini, ilerideki bariyerlere çarptığını, aracın alt tarafını sürttüğünü, kusurunun olmadığını beyan etmiştir. Kusur ve hasar konusunda hükme esas alınan 28.2.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davalının sola dönüş kurallarına uymadığından %50, davacıya sigortalı araç sürücüsünün sola dönüş halinde olan davalı aracını görünce fren tedbiri ile yavaşlamadığı, davalı aracının sağından geçerek seyrine devam etmediği, kavşakta sollama yaptığı, davalı aracının solundan geçerken kontrolü kaybederek orta refüje çıkmak suretiyle aracın hasarlanmasına neden olduğundan %50 kusurlu olduğu aracın pertinin uygun olduğu belirterek hasar miktarı tesbit edilmiştir.
Bilirkişi raporuna her iki tarafın itirazları da ciddi olup değerlendirilmesi gerekirken, tarafların itirazları yönünden değerlendirme yapılmaksızın, eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece … veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişi kurulundan sürücülerin olaydaki kusur durumları ve davacıya kaskolu araçta meydana gelen hasar yönünden tüm dosya kapsamına göre önceki bilirkişi raporunun da irdelendiği tarafların itirazlarının değerlendirildiği, gerekçeli denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 23.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.